Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Nazilli’ye Mühendis Gözüyle Bakmak: Bu Kent Daha Fazlasını Hak Ediyor

Mühendislik sadece hesap yapmak değildir. Hele kamuya hizmet eden bir mühendisseniz, çizdiğiniz her hattın, döktüğünüz her betonun, ihmal ettiğiniz her detayın bir gün bir insanın hayatına dokunacağını bilirsiniz. Ben bunu Karayolları’nda çalışırken de gördüm, Kuşadası Belediyesi’nde görev alırken de.
Bugün Nazilli’ye baktığımda, bir vatandaş gibi değil; yıllarını sahada geçirmiş bir mühendis olarak içim hiç rahat değil.
Nazilli büyüdü. Buna kimsenin itirazı yok. Nüfus arttı, binalar yükseldi, mahalleler genişledi. Ama dürüst olalım: Bu kent altyapısıyla aynı hızda büyümedi. İşte asıl sorun da burada başlıyor.

Toprağın Altında Yaşlanan Bir Kent

Bir kentin gerçek yaşı, binalarından değil, toprağın altından anlaşılır. Nazilli’de su borularının, kanalizasyon hatlarının, yağmur suyu sistemlerinin büyük bölümü yıllar öncesinin ihtiyaçlarına göre yapılmış durumda. O gün için yeterliydi belki. Ama bugün değil.
Her patlayan su borusunda, her taşan rögar kapağında, her yağmurda göle dönen sokakta şunu görüyorum:
Bu kent, artık taşıma kapasitesinin sınırında.
Üstelik bu sadece teknik bir mesele değil. Bu, kamu sağlığı, ekonomi ve yaşam kalitesi meselesidir.

Yağmur Yağdığında Suçu Yağmura Atmak Kolay

Nazilli’de “yağmur biraz fazla yağdı” denilerek geçiştirilen sorunların çoğu aslında yağmurla değil, eksik altyapıyla ilgilidir. Betonla kaplanan toprak, yönü kesilen doğal su yatakları ve planlanmamış yapılaşma… Bunların bedelini her yıl aynı mahalleler ödüyor.
Bir mühendis olarak şunu açıkça söylemek isterim:
Yağmur suyu altyapısı yapılmadan büyüyen kentler, günü kurtarır ama geleceği kaybeder.

Yollar Sadece Asfalt Değildir

Karayolları’nda görev yapmış biri olarak yolları sadece gidiş-geliş şeridi olarak görmem. Yol; altyapısıyla, drenajıyla, yaya güvenliğiyle bir bütündür. Nazilli’de ise araç sayısı artarken, yolların dili değişmedi.
Daralan sokaklar, plansız otoparklar, yayayı yok sayan düzenlemeler… Bunlar küçük gibi görünen ama kentin ruhunu yoran detaylardır.

Deprem Gerçeğini Sadece Binalara Hapsetmeyelim

Deprem dediğimizde hep binaları konuşuyoruz. Oysa deprem sonrası hayatı ayakta tutan şey altyapıdır. Su yoksa, yol yoksa, kanalizasyon çökerse; sağlam bina bile işe yaramaz.
Nazilli’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi, sadece beton kalitesiyle değil, altyapı dayanıklılığıyla mümkündür.

Bu Yazı Bir Eleştiri Değil, Bir Çağrıdır

Ben bu satırları yazarken ne bir kurum hedef alıyorum ne de siyasi bir hesap yapıyorum. Bu kentte yaşayan, bu sokaklardan geçen, bu topraklarda çocuk büyüten herkes adına konuşuyorum.
Nazilli; günübirlik çözümlerle değil, bilimle, mühendislikle ve kamusal akılla yönetilmeyi hak ediyor.
Altyapı görünmezdir ama ihmal edildiğinde herkes görür.
Bir mühendis olarak sorumluluğum, sorun çıkmadan önce uyarmaktır. Bir yurttaş olarak dileğim ise şudur:
Bu kenti, sorunlar mecbur bıraktığı için değil; akıl ve vicdan istediği için doğru şekilde planlayalım.

İnş. Müh. Fatma Çanakçı