Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Kayıkçı Kavgasının Kazananı Kim?

    Küçük, anlamsız, sürekli tekrarlanan ve sonuca varmayan tartışmalar için kullanılan bir deyimdir “kayıkçı kavgası”. Taraflar herhangi bir konu üzerinde tartışır ama sorun asla çözülmez; kavga uzayıp gider.
    İstanbul’daki kayıkçılar üzerinden kültürümüze katılmış hoş bir deyimdir kayıkçı kavgası. Hikâyesi ise şöyledir:
    Eskiden İstanbul’da Eminönü–Karaköy arasında yolcu taşıyan kayıkçılar, müşteri beklerken kendi aralarında kavgaya tutuşurmuş. Durup dururken çıkan bu kavgada sesler yükselir, kürekler havaya kalkar, sağa sola savrulurmuş. Kavga çıkınca etraflarında toplanan halktan bazılarının kafasına kürekler iner; ama kürekler ne hikmetse kavga eden kayıkçıların hiçbirinin başına değmezmiş.
    Bu kavga daha sonra denizden karaya taşınmış; yankesiciler cami önlerinde kayıkçı kavgası benzeri düzmece kavgalarla halkı çevrelerine toplayıp soymayı adet edinmiş.
    Her alanda benzerine sıkça rastlayabileceğimiz kayıkçı kavgası işte budur. Kavga varmış gibi bir görüntü vardır ama kavga edenler için sonucu sıfırdır. Olan, kavganın tarafı olmayan izleyicilere olur. Tıpkı siyasette olduğu gibi.
    Mayıs ayında yazdığımız bir köşe yazısında Ö. Çerçioğlu’nun AKP’ye geçeceğini yazmıştık. O günlerde bıyık altından bize gülenler, iki ay sonra bunu nasıl bildiğimizi sordular.
BİRLİKTE GÜÇLÜYDÜLER
   Ö. Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişinden sonra Aydın siyaseti iyice ısındı. CHP’li olmayan, ancak birileri sayesinde CHP tarafından adeta ilah ilan edilen Çerçioğlu’nun bu geçişini normal karşılamak gerekiyor. Eğer siyasi ideoloji yoksa, siyasetçi her kalıba girebilir, her kişiliğe bürünebilir. Bunun en güzel örneği, Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’ün kendisine ağır eleştiriler yönelttiği Söke Belediye Başkanı İ. Arıkan olarak gösterilebilir.
    Gelelim kayıkçı kavgasına…
    2024 yerel seçimlerinden önce başlayan Ö. Çerçioğlu ile Ö. Günel çekişmesi, Kuşadası ilçesinin hizmet almasında ciddi sıkıntılar yaratmıştı. Ö. Çerçioğlu, kendisine halef gösterilen Ö. Günel’e karşı tavır almaya başlamıştı. Bu çekişme, Ö. Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişi ve Ö. Günel’in CHP Grup Başkanvekili olmasıyla tavan yaptı.

    “Kuşadası’nda imar rantına geçit yok.”
“Aydın’da imar rantına son.”
    Bu iki slogan Çerçioğlu ve Günel tarafından halkın gözüne sokuldu; Aydın genelindeki yüzlerce billboard adeta işgal edildi. Halkın çözülmesi gereken onlarca sorunu varken, bu işgaller nedeniyle milyonları bulan kamu zararı oluştu. Ö. Çerçioğlu ile Ö. Günel’in birbirini billboardlar üzerinden rantla suçlaması ise oldukça ilginçti.

    İmar rantı, yasal bir süreçtir. İmar planı değişikliğiyle değersiz arsaların değeri aşırı yükselir. Bu ranttan arazi sahipleri ve yapılacak düzenlemelerle yönetimler fayda sağlar. Buradaki yönetimsel faydanın ne şekilde ve nerelere yöneleceği, rantın yasal olup olmadığı açısından önemlidir. Eğer rant, yerel yönetimlerin bütçelerine dâhil olacak şekilde oluşuyorsa yasaldır; başta yöneticiler olmak üzere bürokratik kişilere doğru yöneliyorsa yasal değildir.
    Peki, imar rantı üzerinden yürütülen bu kayıkçı kavgasına halk ne diyor? Bu siyasi çekişmeden zararlı çıkan halk, önümüzdeki süreçte nasıl bir tepki verecek? Kimler Büyükşehir için başkan adayı olacak?
    Önümüzdeki süreçte göreceğiz ve biz de bildiklerimizi yazacağız.
Biz isteriz ki her şartta kazanan halk olsun. Öyle olmasa da…
    “İki yüzlülük, yalancının en yakın dostudur.”
(John Dryden)