Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

BU BİR EKONOMİK KRİZ DEĞİL, BİLİNÇLİ BİR YOKSULLAŞTIRMA POLİTİKASIDIR

Türkiye’de yaşanan şey sıradan bir ekonomik kriz değildir. Bu, yanlışların tesadüfen üst üste gelmesi de değildir. Bu; bilinçli tercihlerle yaratılmış, yönetilemeyen değil, yönetilmek istenmeyen bir yoksullaştırma düzenidir.

Yıllardır aynı masal anlatılıyor: “Faiz sebep, enflasyon sonuç.” Sonuç ortada. Enflasyon patlamış, Türk lirası değersizleşmiş, halkın alım gücü erimiş, ekonomi nefessiz kalmıştır. Masal çökmüş; ama bedelini masalı yazanlar değil, halk ödemektedir.

KURUMLARI ÇÖKERT, SONRA PİYASAYI SUÇLA

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı fiilen ortadan kaldırıldı. Faiz kararları teknik değil, siyasi talimatlarla alındı. Liyakat yerini sadakate bıraktı. Ekonomi yönetimi bir bilim alanı olmaktan çıkarılıp, tek kişinin ideolojik takıntılarına teslim edildi.

Sonra ne oldu?

• Döviz fırladı
• Enflasyon kontrolden çıktı
• Yabancı yatırımcı kaçtı
• Yerli sermaye bile parasını yurt dışına taşıdı

Ama suçlu yine “dış güçler”, “fırsatçılar” ve “marketler” ilan edildi.

FAİZ LOBİSİ YOK, İNAT VAR

Ortada ne faiz lobisi var ne de ekonomik bir komplo. Ortada akla karşı inat, bilime karşı ideoloji ve eleştiriye karşı tahammülsüzlük var. Faizi düşürerek enflasyonu düşüreceğini iddia eden anlayış, dünyada eşi benzeri olmayan bir deney yaptı. Deney başarısız oldu; ama deneyden vazgeçilmedi.

Çünkü mesele ekonomi değil, iktidarı sürdürme meselesidir.

YOKSULLUK YÖNETİLİYOR, ÇÖZÜLMÜYOR

Emekliye, asgari ücretliye, memura verilen artışlar daha cebe girmeden eriyor. Sosyal yardımlar yoksulluğu azaltmak için değil, yoksulluğu kalıcı hâle getirip siyasi bağımlılık yaratmak için kullanılıyor.

Orta sınıf tasfiye ediliyor. Gençler ülkeden umudunu kesiyor. Beyin göçü hızlanıyor. Ama iktidar hâlâ “büyüme” hikâyeleri anlatıyor. Kâğıt üzerindeki büyüme, mutfaktaki yangını söndürmüyor.

BU BİR YÖNETEMEME DEĞİL, TERCİH MESELESİDİR

Bu tablo bir beceriksizlik sonucu değildir; bilinçli tercihler zincirinin doğal sonucudur:

• Hukukun üstünlüğünden vazgeçildi
• Kurumlar kişiselleştirildi
• Şeffaflık terk edildi
• Hesap verilebilirlik yok edildi

Sonuç: Fakirleşen bir toplum, zenginleşen bir azınlık.

Ekonomi rakamlardan ibaret değildir; insanların hayatıdır. Bugün Türkiye’de ekonomi, iktidarın propaganda malzemesine indirgenmiştir. Kriz inkâr ediliyor, sorumlular saklanıyor, fatura halka kesiliyor.

Bu düzen sürdürülemez. Çünkü hiçbir iktidar, sürekli yoksullaştırdığı bir toplumu sonsuza kadar ikna edemez.