KUŞADASI SAHİLLERİ’NDE TARİH FIŞKIRIYOR, KORUMA YOK

EKODOSD: “1. Derece Sit Alanı Kaderine Terk Edildi”
Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kuşadası’nda, binlerce yıllık tarih dalgalarla birlikte gün yüzüne çıkıyor. Ancak ortaya çıkan bu eşsiz kültürel miras, yeterli koruma önlemleri alınmadığı için ciddi tehdit altında bulunuyor.

Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD), Kuşadası kıyılarında yaşanan bu vahim tabloya dikkat çekerek, ilgili kurumları acil önlem almaya çağırdı.
EKODOSD’nin açıklamasına göre, Kuşadası’nın kültür varlıkları açısından en önemli alanlarından biri olan ve ilk yerleşimi yaklaşık 8 bin yıl öncesine uzanan Anaia Kadı Kalesi Höyüğü, doğal ve insan kaynaklı tahribatla karşı karşıya. Höyüğün üzerinde yer alan 13. yüzyıla ait Bizans Kalesi ve sahile doğru uzanan yapı kalıntıları, özellikle lodos fırtınalarıyla birlikte kumların çekilmesi sonucu açıkta kalıyor.

Son günlerde etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle sahil kesiminde kilise yapılarının belirgin şekilde ortaya çıktığı, bu yapıların doğusunda yer alan mezarların ise dalgaların etkisiyle açığa çıktığı bildirildi. Açılan mezarlarda kol, bacak ve omur kemikleri ile döneme ait olduğu tahmin edilen hayvan dişlerinin görülebildiği ifade edildi.
Önceki yıllarda aynı bölgede seramik parçaları, sikkeler ve mühürler bulunduğu da biliniyor. Bu durum, alanın yalnızca yerel değil, Anadolu tarihi açısından da son derece önemli bir kültür mirası barındırdığını ortaya koyuyor.

Kuşadası’nın kuzey kıyılarından başlayarak Güzelçamlı’ya kadar uzanan sahil hattında bugüne kadar üç farklı kilise yapısı tespit edildi. Kuştur Pygale sahilindeki kilise, Güzelçamlı Kilisesi ve üç nefli Kadı Kalesi Kilisesi, bugün doğal aşındırmanın ve kontrolsüz insan müdahalesinin tehdidi altında bulunuyor.
EKODOSD açıklamasında, özellikle kış aylarında insan hareketliliğinin azalmasını fırsat bilen kimliği belirsiz kişilerin, yapıların bulunduğu alanlarda kazılar yaptığına dikkat çekildi. Bölgenin 1. Derece Sit Alanı olmasına rağmen, kumların kazılarak başka alanlara taşındığının tespit edildiği belirtildi.

Dernek, 2002 yılında Kadı Kalesi kazılarında ortaya çıkarılan ve avuç içine sığacak büyüklükte olan Hitit Fırtına Tanrısı heykelciğini hatırlatarak, buradan alınan her bir kürek kumun içinde tarihin seyrini değiştirebilecek yeni bir kültür varlığı olabileceğini vurguladı.

Açıklamada, bu alanın olduğu gibi korunması, araç girişlerinin kesin olarak engellenmesi ve ilgili kurumlar tarafından ivedilikle bilimsel ve idari çalışmaların başlatılması gerektiği ifade edildi.
EKODOSD, Türkiye’nin en önemli turizm kentlerinden biri olan Kuşadası’nda doğal ve kültürel mirasın bütüncül bir yaklaşımla korunmasının zorunlu olduğuna dikkat çekerek, kamuoyunu bu eşsiz mirasa sahip çıkmaya davet etti.
EKODOSD / KUŞADASI

















































