Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

ÇADIRLA YÖNETİLEN KENT: KUŞADASI’NIN UTANÇ FOTOĞRAFI

Kuşadası’nı yönetemeyenler, rant düzeninin üstünü çadırla örtmeye çalışıyor. Ortada mağduriyet değil; peşkeş, hülle ve kötü yönetimin ağır bilançosu var.

Bir kenti yönetemiyorsanız, önce binalar yıkılır…
Sonra akıl.
En sonunda da utanma duygusu.
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in bugün geldiği nokta tam olarak budur. Yönetemediği Kuşadası’nı, şimdi bir de çadırla yönetmekle övünen bir anlayışla karşı karşıyayız. Üstelik bunu “hizmet” diye pazarlayarak.

Soruyorum:
Bir belediye başkanı, elindeki belediye hizmet binasını yıkar, yerine modern ve kalıcı bir hizmet binası yapmak varken çadır kurmakta neden ısrar eder?
Bu ısrar vizyon mudur, yoksa vizyonsuzluğun itirafı mı?
Kuşadası’nın mülkleri birer birer elden giderken, kentin geleceği satılırken, belediyenin kurumsal yapısı da betonla birlikte yerle bir edilmiştir. Belediye hizmet binasını yıktınız. Yerine belediyeye ait, kamunun kullanacağı bir yapı yapmadınız. 30 yıllığına bir zengine vererek bir AVM diktirdiniz. Bu arazinin amacı dışında kullanılamayacağını bile bile verdiniz.
Yetmedi…
Toprak sahayı da aynı yöntemle verdiniz, bir başka AVM daha yaptırdınız.
Asıl soru şudur:
Yıkılan hizmet binasının yerine, sattığınız eski çöplük alanından elde edilen parayla, Kuşadası’na yakışır müthiş bir belediye hizmet binası ve büyük bir kent meydanı yapabilecekken, neden yapmadınız?
Çünkü siz o araziyi, zenginlere 30 yıllığına üst kullanım hakkı ile, 2886 sayılı basit ihale yoluyla vermeyi tercih ettiniz.
AVM rantı yerine kent çıkarlarını esas alsaydınız;
Bugün Kuşadası’nda çadır değil,
Tam donanımlı, tüm birimleri barındıran, halka açık en az beş belediye hizmet binası olurdu.
Ama siz ne yaptınız?
Ranta bıraktınız.
Zengini benimsediniz.
Zenginin kazancını “yatırım” diye pazarladınız.
Sonra ne oldu?
Sayıştay raporları konuştu.
Güvercin Masa’dan asfalt ihalelerine kadar, belediyenin nasıl zarara uğratıldığı satır satır ortaya döküldü. Kuşadası Belediyesi’nin yönetilemediği gerçeği belgelerle kayda geçti.
Bu raporlar ortadayken Sayın Günel ne yaptı?
Ekranların karşısına çıkıp hesap vermek yerine, olmayan hizmetleri varmış gibi anlatarak algı üretmeye çalıştı.
Şimdi ise yeni bir rol sahnede: Mağdur başkan.
Oysa mağdur olan siz değilsiniz.
Mağdur olan Kuşadası halkıdır.
Bugün utanmadan, sıkılmadan, milyarlık bütçeye sahip Kuşadası Belediyesini çadıra sokmakla övünüyorsunuz.
Çadırın Yörük çadırı olması bu tabloyu meşrulaştırmaz.
O çadır bir kültür simgesi değil,
kötü yönetimin, vizyonsuzluğun ve yarattığınız düzenin utanç çadırıdır.
Kuşadası çadırla yönetilecek bir kasaba değildir.
Bu kent, rant merkezli politikalarla küçültülemez.
Ve tarih şunu yazar:
Kuşadası’nı çadıra mahkûm edenler değil,
bu düzeni teşhir edenler haklı çıktı.