KISMET OTEL TARTIŞMASINDA ASIL SORU: 40 YIL ÖNCEKİ İMAR NEREDE?

“Kısmet Otel’in imarını kim verdi?” diye soranlara belgelerle cevap: Önce yetkiyi doğru tarif edin, sonra belgeyi ortaya koyun!
Kuşadası’nda Kısmet Otel üzerinden yeni bir tartışma başlatıldı.
Bir yerel gazetede yayımlanan yazıda, “Kısmet Otel’in imarını kim verdi?” sorusu ortaya atılıyor ve ardından Kuşadası Belediyesi’nin 2014 yılından bu yana imar yetkisi bulunmadığı, bütün yetkinin Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu ileri sürülüyor.
İşte tam da burada durmak gerekiyor.
Çünkü soru sormak başka, sorunun cevabını peşinen yanlış bir hukuki tespit üzerine kurmak başka.
KUŞADASI BELEDİYESİ’NİN “HİÇ İMAR YETKİSİ YOK” DENİLMESİ DOĞRU DEĞİL
2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir düzenlemesiyle birlikte Kuşadası Belediyesi’nin imar konusunda bütün yetkileri ortadan kalkmış değildir.
Tam tersine, Kuşadası Belediyesi’nin kendi resmi meclis kararları bunun açık göstergesidir.
1/1000 ölçekli uygulama imar planları Kuşadası Belediyesi’nin meclis gündemine geliyor, İmar Komisyonlarında görüşülüyor ve belediye tarafından karar altına alınıyor. Üst ölçekli planlama ve ilgili onay süreçlerinde ise Aydın Büyükşehir Belediyesi devreye giriyor.
Yani meseleyi:
“Kuşadası Belediyesi’nin imar yetkisi yoktur.”
diye kestirip atmak, hukuki ve idari süreci eksik anlatmaktır.
Kuşadası Belediyesi’nin 2026 tarihli resmi meclis kararlarında dahi 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına ilişkin kararların belediye meclisinde alındığı açıkça görülmektedir.
Dolayısıyla “Kuşadası Belediyesi’nin imar yetkisi yok” cümlesi üzerinden Ömer Günel’i tartışmanın dışına çıkarmaya çalışmak, daha ilk adımda yanlış bir zemine oturmaktadır.
PEKİ BİZ NE SORDUK?
Biz gazeteciler olarak Kısmet Otel’in bulunduğu yerde yükselen yapı konusunda soru sorduk. Ergun Ok olarak içim sızlayarak her aşamasınıda kaleme aldım.
“Bu bina kaç kat olacak?”
“Bu yapılaşmanın imar dayanağı nedir?”
“Kısmet Otel’in yerine yapılacak yeni yapının yapılaşma koşulları nedir?”
Bu soruların muhataplarından biri de dönemin Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’di.
Ve kamuoyuna yansıyan cevap şuydu:
“Bundan 40 yıl önce verilen imar doğrultusunda çalışmalar sürüyor.”
Bu ifade Ömer Günel’in kendi açıklamasıdır. Kuşadası Belediyesi’nin resmi internet sitesinde de aynı açıklama yer almaktadır.
Peki sorun ne?
Sorun şu:
40 yıl önce hangi imar verildi?
Hangi plan?
Hangi karar?
Hangi ada/parsel?
Kaç kat?
Hangi emsal?
Hangi kurumun kararı?
Hangi meclis kararı?
Hangi tarihte?
Bunların hiçbirinin ayrıntısı kamuoyuna açıklanmadı.
Bizim görevimiz belediyenin arşiv odasına girip plan dosyalarını incelemek, ruhsat dosyasına ulaşmak veya kamu kurumlarının kapalı arşivlerinden belge çıkarmak değildir.
Bizim görevimiz sormaktır.
Biz de sorduk.
Cevap aldık.
Fakat verilen cevap, sorunun tamamını karşılamadı.
Şimdi de o cevabın içini dolduracak belgelerin kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz.
ÜSTELİK ELİMİZDE ÇOK ÖNEMLİ BİR BELGE VAR
Kısmet Otel taşınmazının daha önceki döneme ilişkin satış/imar kayıtlarında parsel için:
E: 1.00
Hmax: 12,50 metre
Kullanım: Turistik Tesis
bilgilerinin yer aldığı görülüyor.
Bu bilgi, taşınmazın eski imar durumunun en azından yakın geçmişte belirli yapılaşma koşullarına sahip olduğunu ortaya koyuyor.
O halde bugün kamuoyunun karşısında duran soru daha da büyüyor:
E=1.00 ve Hmax=12,50 metrelik yapılaşma koşullarından, bugün 8 kat ve 31.046,3 metrekare inşaat alanına ulaşan projeye nasıl gelindi?
TMMOB Mimarlar Odası Kuşadası Temsilciliği tarafından yayımlanan değerlendirmede, Türkmen Mahallesi 2925 ada 2 parselde devam eden projenin ruhsat bilgilerinde:
- 7.443,1 m² parsel alanı
- 1.998,24 m² taban alanı
- 8 kat
- 31.046,3 m² inşaat alanı
bilgileri yer alıyor.
İşte bizim aradığımız belge tam olarak buradadır.
Bu yapılaşma hakkını hangi plan, hangi plan notu, hangi ruhsat ve hangi onay süreci oluşturdu?
“40 YIL ÖNCEKİ İMAR” DENİYORSA O İMAR AÇIKLANSIN
Burada kimseye peşinen suç isnat etmiyoruz.
Tam tersine, gazetecilik yapıyoruz.
Diyoruz ki:
Sayın Başkan, “40 yıl önce verilen imar” diyorsanız, o imarın belgesini açıklayın.
Kamuoyunun bilmeye hakkı var.
1980’li yıllardaki planın paftası nedir?
Planın karar numarası nedir?
O tarihteki yapılaşma koşulları nedir?
Sonraki yıllarda herhangi bir plan değişikliği yapılmış mıdır?
E=1.00 ve Hmax=12,50 metre olan yapılaşma koşulları bugünkü projeye hangi işlemle dönüşmüştür?
8 kat ve 31.046,3 metrekarelik yapılaşmanın hukuki dayanağı nedir?
Bunları en iyi açıklayabilecek kurum da belediyedir.
Çünkü gazetecinin görevi belgeyi üretmek değil, kamu adına belgeyi istemektir.
“BAKANLIK MI VERDİ?” SORUSU’DA HAVADA BIRAKILMAMALI
Kısmet Otel projesinde merkezi idarenin hiç rolü yokmuş gibi davranmak da doğru değildir.
Projenin ÇED sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ilgili birimleri devreye girmiştir.
188 odalı yeni otel projesi için ÇED süreci yürütülmüş ve Bakanlığın ilgili sistemi üzerinden süreç işletilmiştir.
Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır:
ÇED sürecinde Bakanlığın rolü olması, “Bakanlık Kısmet Otel’e 8 kat imar verdi” anlamına gelmez.
Bunu biz de söylemiyoruz.
Tam tersine diyoruz ki:
Hangi kurum hangi aşamada ne yaptıysa belgeyle ortaya konsun.
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin rolü varsa açıklansın.
Kuşadası Belediyesi’nin rolü varsa açıklansın.
Bakanlığın rolü varsa açıklansın.
Ruhsat hangi kurum tarafından, hangi plan kararına dayanılarak verildiyse açıklansın.
BİZİM SÖZÜMÜZÜN CEVABI NEDEN “40 YIL ÖNCEYLE” SINIRLI KALDI?
Burada gazetecilik açısından çok temel bir nokta var.
Biz Kısmet Otel’in yıkılmasından sonra yeni yapının yükseldiğini gördük.
Soruyu sorduk.
“Bu bina hangi imara göre yapılıyor?”
Aldığımız cevap:
“40 yıl önceki imar neyse ona göre yapılıyor.”
Peki 40 yıl önceki imar neydi?
İşte kamuoyunun bilmek istediği tam olarak budur.
Gazeteci soru sorar.
Belediye cevap verir.
Eğer verilen cevap yeni sorular doğuruyorsa gazeteci o soruları da sorar.
Bunu “Ömer Günel’i hedef almak” olarak göstermek, gazetecilik görevini tartışmaya açmaktır.
Bizim işimiz soru sormaktır.
Kurumların işi ise ellerindeki resmi belgeleri kamuoyuna açıklamaktır.
“ÖMER GÜNEL’E SORMAYIN, BAŞKASİNA SORUN” DEMEKLE OLMAZ
Yerel gazetenin yazısında “Ömer Günel verdiyse Ömer Günel’e, Aydın Büyükşehir verdiyse Aydın Büyükşehir’e, Bakanlık verdiyse Bakanlığa” deniliyor.
Biz de aynı noktadayız.
O zaman herkes kendi belgesini ortaya koysun.
Ama bunun yolu, Kuşadası Belediyesi’nin imar yetkisini yok saymak değildir.
Üstelik Ömer Günel’in kendi açıklaması zaten konuyu yeniden belediyenin önüne getiriyor.
Çünkü “40 yıl önce verilen imar doğrultusunda çalışmalar sürüyor” açıklamasını yapan makamın, doğal olarak şu sorunun cevabını da verebilmesi gerekir:
O 40 yıllık imar nedir?
Bu sorunun cevabını istemek ne siyasi saldırıdır ne de “günah keçisi aramaktır”.
Bu, gazeteciliğin en temel görevidir.
YEŞİL ALAN MESELESİ: BİZ “İHALE ADRESE TESLİM” DEMEDİK
Yazının ikinci bölümünde gündeme getirilen yeşil alan kiralaması konusunda da bir ayrım yapmak gerekiyor.
Burada bizim ortaya koyduğumuz mesele, “ihale kesin olarak şu kişiye verilecek” iddiası değildir.
Kaldı ki söz konusu alan Hazine mülkiyetinde ve ihale süreci Milli Emlak üzerinden yürütülmektedir.
4 Eylül 2026 tarihli duyurulara göre Türkmen Mahallesi 123 ada 20 parseldeki 5.074,84 metrekarelik Hazine taşınmazı için 5 yıllık kiralama ihalesi gündemdedir.
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru bellidir:
İhale şeffaf mı?
Herkesin katılımına açık mı?
Şartname herkese eşit uygulanıyor mu?
İhale sonucunda kim kazanacak?
Sonuç açıklanmadan “şu kişi alacak” demek nasıl doğru değilse, bizim sorularımızı “ihale kesin olarak adrese teslim” diye çarpıtmak da doğru değildir.
AMA GEÇMİŞTEKİ KULLANIM DA BELGE DE VAR
Burada dikkat çekici başka bir ayrıntı daha bulunmaktadır.
Kısmet Otel’in eski dönemine ilişkin icra/satış dosyalarında, otelin çevresindeki Hazine taşınmazlarının kullanımına ilişkin bilgiler de yer almaktadır.
Yani bu alanların geçmişte otel kullanımının bir parçası olarak kullanıldığına ilişkin kayıtlar bulunmaktadır.
Bu nedenle bugün yapılacak kiralamanın geçmiş kullanım ilişkileriyle birlikte değerlendirilmesi kamuoyu açısından son derece doğaldır.
Ama biz burada da sonucu peşinen ilan etmiyoruz.
Belge ne diyorsa onu söylüyoruz.
ASIL “BELGEYE BAKALIM” ÇAĞRISI BİZDEN
Yerel gazetedeki yazı “belgeye bakalım, imzaya bakalım, yetkiye bakalım” diyor.
Biz de aynısını söylüyoruz.
Hatta bir adım daha ileri gidiyoruz:
O HALDE HEP BİRLİKTE BAKALIM.
Kısmet Otel’in 40 yıl önceki imar planına bakalım.
Sonraki plan değişikliklerine bakalım.
1/5000 planına bakalım.
1/1000 planına bakalım.
Plan notlarına bakalım.
Yapı ruhsatına bakalım.
Ruhsat eki projeye bakalım.
8 kat ve 31.046,3 metrekarelik yapılaşmanın hangi karara dayandığına bakalım.
Ve en önemlisi:
“40 YIL ÖNCE VERİLEN İMAR” DENİLEN BELGEYİ KAMUOYUNDA GÖRELİM.
Bizim istediğimiz budur.
GAZETECİ SORAR, KAMU KURUMU BELGEYİ GÖSTERİR
Hiç kimse gazeteciden belediye arşivine girip plan dosyası çıkarmasını bekleyemez.
Gazeteci soru sorar.
“Bu imar nereden geliyor?”
“Bu bina neden 8 kat?”
“31 bin metrekarelik yapılaşmanın dayanağı ne?”
“Hangi kurum hangi kararı aldı?”
“40 yıl önceki imar neydi?”
Ve kamuoyunun seçtiği veya görevlendirdiği kurumlar bu soruların belgelerini açıklar.
İşte şeffaflık budur.
Kısmet Otel meselesinde yapılması gereken de siyasi kamplaşma yaratmak değil, belgeleri masaya koymaktır.
SORUYU SORMAK SUÇ DEĞİL, CEVABI İSTEMEK GAZETECİLİKTİR
Kimse Ömer Günel’in tek başına Kısmet Otel’e bugün görülen yapıyı “verdiğini” söyleyerek peşinen hüküm kurmamalıdır.
Ama aynı şekilde:
“Ömer Günel’in burada hiçbir yetkisi yoktu”
demek de doğru değildir.
Çünkü belediyenin imar planlama süreçlerindeki rolü resmi belgelerle ortadadır.
Dahası, bizzat Ömer Günel’in ağzından çıkan:
“40 yıl önce verilen imar doğrultusunda çalışmalar sürüyor.”
cümlesi, yeni bir soruyu zorunlu hale getirmektedir:
40 YIL ÖNCEKİ İMAR NEYDİ?
İşte bizim sorumuz budur.
Bu sorunun cevabını gazeteci veremez.
Cevabı, elindeki resmi belgelerle ilgili belediye ve diğer yetkili kurumlar verir.
Biz de o belgeleri kamuoyuna taşırız.
Çünkü gazetecilik;
bir siyasi tarafı aklamak veya diğer tarafı suçlamak değil,
soruyu sormak, belgeyi aramak ve gerçeği ortaya çıkarmaktır.
Kısmet Otel konusunda da yapılması gereken tam olarak budur:
BELGEYİ KOYUN.
İMZAYI GÖSTERİN.
KARARI AÇIKLAYIN.
40 YIL ÖNCEKİ İMARI ORTAYA KOYUN.
Gerisini Kuşadası kamuoyu değerlendirsin. Aksi durum, sizin gazeteciliğinizi sorgulatır.
















































