Kuşadası Belediye Meclisi Eylül Ayı toplantısı: Tarım arazisi, stat ve liyakat tartışması

Kuşadası Belediye Meclisi’nin Eylül ayı olağan toplantısında tarım arazileri, Özer Türk Stadı, ihtisas komisyonları ve kentin yurtdışı tanıtımıyla ilgili önemli kararlar alındı. Bazı kararlar memnuniyet yaratırken, bazı başlıklar ise kamuoyu açısından soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Kuşadası Belediye Meclisi’nin Eylül ayı olağan toplantısı, Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş başkanlığında gerçekleştirildi.
Toplantının dikkat çeken kararlarından biri Caferli Mahallesi’ndeki 183 bin 562 metrekarelik tarım arazisinin yaklaşık 5 bin 433 metrekarelik bölümüne GES kurulmasına yönelik imar planı değişikliği talebinin oy çokluğuyla reddedilmesi oldu.
Yeni Parti Grubu Meclis Üyesi ve Ziraat Mühendisi Hasan Göçmen, verimli tarım arazilerinin korunması gerektiğini belirterek, enerji üretimi için alternatif alanların değerlendirilebileceğini söyledi.
Egeden Medya Haber olarak bu kararı olumlu buluyoruz. Kuşadası’nın verimli tarım topraklarının korunması konusunda atılan her adımın önemli olduğunu düşünüyoruz. Ancak asıl önemli olan, bundan sonraki benzer imar ve kullanım taleplerinde de aynı hassasiyetin gösterilip gösterilmeyeceği.
Özer Türk Stadı’nda yıkım kararı: Peki kapsamlı deprem analizi yapıldı mı?
Meclisin bir diğer önemli gündem maddesi Özer Türk Stadı’nın kapalı tribünü oldu.
Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, 2024 yılının Mayıs ayında yapılan karot testlerinin olumsuz çıktığını ve yapıyı güçlendirmenin yeni bir yapı yapmaktan daha maliyetli olduğunu belirterek kapalı tribünün yıkılacağını açıkladı.
Ancak burada önemli bir teknik soru ortaya çıkıyor:
Bir binanın depreme dayanıklılığı yalnızca karot testiyle belirlenebilir mi?
Karot testi, mevcut betonun basınç dayanımının belirlenmesi açısından önemli bir inceleme yöntemidir. Ancak mevcut bir binanın deprem performansının değerlendirilmesi yalnızca beton dayanımına bakılarak yapılmıyor. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında mevcut yapıların değerlendirilmesinde; taşıyıcı sistemin özellikleri, donatıların durumu ve yerleşimi, yapı elemanlarının mevcut durumu, yapının deprem etkisi altındaki davranışının hesaplanması ve gerekli durumlarda zeminle ilgili veriler de değerlendirme sürecinin parçalarıdır.
Bu nedenle Kuşadası kamuoyunun bilmek istediği asıl konu şu:
Özer Türk Stadı’nın kapalı tribünüyle ilgili yalnızca karot testi mi yapıldı, yoksa bunun yanında donatı tespiti, taşıyıcı sistem incelemesi, zemin koşulları ve kapsamlı bir deprem performans analizi de gerçekleştirildi mi?
Eğer kapsamlı bir mühendislik incelemesi yapılmış ve bunun sonucunda kapalı tribünün güçlendirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı veya ekonomik açıdan uygun olmadığı raporlanmışsa, bu raporların kamuoyuyla paylaşılması tartışmaları önemli ölçüde aydınlatacaktır.
Bizim itirazımız yıkım kararının kendisine değil; kararın hangi teknik veriler ve hangi kapsamlı mühendislik çalışmaları sonucunda alındığının kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmasına yöneliktir.
Özellikle geri dönüşü olmayan bir yıkım kararı söz konusu olduğundan, mümkünse güncel ve bağımsız bir teknik değerlendirme yapılması, Kuşadası halkının kafasındaki soru işaretlerini de ortadan kaldıracaktır.
Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’ın “Burası spor alanı olarak kalacak” açıklaması da önemlidir. Şimdi kamuoyunun beklentisi, hem yıkımın teknik gerekçelerinin şeffaf biçimde ortaya konulması hem de alanın yeniden spor amaçlı olarak Kuşadası halkına kazandırılmasıdır.
İhtisas komisyonlarında liyakat sorusu
Toplantıda İmar, Plan ve Bütçe ile Hukuk komisyonlarının üyeleri de yeniden belirlendi.
Ancak burada dikkat çeken başka bir konu var:
İhtisas komisyonlarına seçilen meclis üyelerinin hangi eğitim ve mesleki geçmişe sahip oldukları kamuoyuyla neden açıkça paylaşılmıyor?
Özellikle Hukuk Komisyonu bu açıdan dikkat çekiyor. Kamuoyuna açıklanan isimler arasında hukuk eğitimi almış bir meclis üyesinin bulunup bulunmadığı konusunda net ve şeffaf bir bilgiye ulaşmak mümkün değil.
Daha önce de Kuşadası’nda hukukçu bir meclis üyesinin Hukuk Komisyonu’nda hukukçu bulunmadığı yönündeki eleştirileri kamuoyuna yansımıştı.
Burada amacımız herhangi bir meclis üyesinin kişisel yeterliliğini tartışmak değil. Ancak “İhtisas Komisyonu” denilen yapılarda, o alandaki uzmanlık ve eğitim durumunun kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Aynı durum İmar Komisyonu için de geçerli.
İmar gibi teknik bilgi gerektiren bir komisyonda görev alan üyelerin mimar, mühendis, şehir plancısı veya ilgili alanlarda eğitim ve deneyime sahip olup olmadıkları vatandaş tarafından bilinmeli.
Eğer meclis içerisinde bu alanlarda uzman kişiler varsa, neden komisyonlarda görev aldıkları ve hangi uzmanlıkları bulunduğu açıklanmalı. Eğer yeterli sayıda uzman yoksa bunun da kamuoyuna açıkça söylenmesi gerekir.
Çünkü mesele kişiler değil, liyakat ve kamu yararıdır.
Kuşadası yurtdışında tanıtılacak
Mecliste ayrıca Kuşadası’nın yurtdışı tanıtımına yönelik etkinliklere katılım kararı alındı.
Kuşadası Belediyesi; Romanya’nın Sinaia kentinde düzenlenecek Sinaia Forever Festivali, Giochi De Le Porte etkinliği ve ITTF Varşova Turizm Fuarı’na katılacak.
Kuşadası’nın yurtdışında tanıtılması elbette önemli. Ancak burada da kamuoyunun bilmesi gereken sorular var:
Bu organizasyonlara kimler katılacak? Belediyeye maliyeti ne olacak? Kuşadası için hangi somut kazanımlar hedefleniyor?
Bu bilgilerin paylaşılması, tanıtım faaliyetlerinin daha şeffaf değerlendirilmesini sağlayacaktır.
Kararlar kadar takip de önemli
Kuşadası Belediye Meclisi’nin Eylül ayı toplantısında hem olumlu hem de tartışılması gereken kararlar çıktı.
Caferli’de tarım arazisinin korunmasına yönelik karar olumlu.
Özer Türk Stadı’nın geleceği ise Yeniden gözden geçirilip, süreç yakından takip edilmeli.
İhtisas komisyonlarında liyakat ve uzmanlık kriterleri konusunda daha fazla şeffaflığa ihtiyaç var.
Yurtdışı tanıtım faaliyetlerinde ise kamu kaynaklarının nasıl kullanılacağı açıkça ortaya konulmalı.
Biz Egeden Medya Haber olarak bu kararların yalnızca alındığı gün değil, uygulandığı gün de takipçisi olacağız.
Çünkü Kuşadası halkının bilmek istediği yalnızca “ne karar alındığı” değil;
Bu kararların kente ne kazandıracağı ve verilen sözlerin yerine getirilip getirilmeyeceğidir.












































