Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

Zeytinliklerimiz Tehlikede!

Aydın Barosu’ndan Doğaya ve Hukuka Sahip Çıkma Çağrısı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 19 Haziran 2025 tarihinde komisyonlardan geçen ve kamuoyunda “Zeytinlikleri Madenciliğe Açan Torba Yasa” olarak bilinen düzenleme, çevre hukukunu ve Anayasa’yı açıkça ihlal eden maddelerle ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Aydın Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, zeytinlikleri, tarım alanlarını, ormanları ve yaşam alanlarımızı tehdit eden bu yasa teklifine karşı güçlü bir duruş sergileyerek, hukukun üstünlüğüne ve çevre hakkına sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Basın açıklamasında, sadece zeytinliklerin değil, bütün bir ekosistemin ve gelecek kuşakların yaşam hakkının göz ardı edildiğine dikkat çekildi. Aydın Barosu, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve çevreyi koruyan yasal mevzuatlara aykırı olan bu teklifin derhal geri çekilmesi çağrısında bulunuyor.

Aydın Barosu’nun kamuoyuna yaptığı basın açıklaması şöyle:

BASIN AÇIKLAMASI

Zeytinlikler Yaşam Alanımızdır, Talan Yasası Teklifini Kabul Etmiyoruz!

19 Haziran 2025 Perşembe günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilgili komisyonlarınca görüşülerek kabul edilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, açıkça doğa katliamının önünü açar niteliktedir.

Kamuoyunda “Zeytinlikleri Madenciliğe Açan Torba Yasa” olarak bilinen bu hukuksuz düzenlemeyi kabul etmiyor; Aydın Barosu olarak çevreye, tarıma ve topluma verilecek en ufak bir zararın dahi şiddetle karşısında olacağımızı bildiriyoruz.

Bu kanun teklifi, Anayasanın 56. maddesi ile güvence altına alınan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ihlal etmekte; Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde ormanı ve orman köylüsünü koruyan hükümleri yok saymaktadır. Bu düzenleme ile zeytinliklerimizi koruyan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun açıkça bertaraf edilmek istenmektedir.

Kanun Teklifinde Neler Yer Alıyor?

Maden Kanunu’na eklenen tanımlar arasında, izinler hakkında karar vermeye yetkili bakanlardan oluşan yeni bir kurul oluşturulmaktadır. Ancak bu kurulun yapısı, denetim ve denge mekanizmalarında ciddi belirsizliklere yol açacaktır.

Madencilik yapılacak orman alanları, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) devredilmektedir. Orman alanlarının ruhsatlandırma yetkisi bu kuruma verilmektedir.

Maden ve enerji projelerinin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinde değişikliğe gidilerek, projelerin “ÇED Olumlu” kararı beklenmeden teşvik, onay, izin ve ruhsat başvuruları yapılabilmesinin önü açılmaktadır. Ayrıca, idarelerden görüş istenmesi durumunda 3 ay içinde cevap verilmezse “izin verilmiş sayılması” kuralı getirilmektedir. Bu düzenleme ciddi hukuki ve çevresel riskler barındırmaktadır.

31 Aralık 2024’ten sonra işletmeye alınmış ve yapı ruhsatı ile yapı kullanım izin belgesi olmayan elektrik üretim tesislerine verilecek uygunluk belgesi, aynı zamanda yapı ruhsatı ve işletme izni olarak uygulanacaktır.

Teklifin 11. maddesiyle, madencilik faaliyeti yürütülecek alanlardaki zeytin ağaçlarının bulunduğu il ve ilçe sınırları içinde taşınabilmesi ile zeytinlik alanlarda madencilik faaliyeti ve tesis inşasının önü açılmak istenmektedir.

Geçmişte Olduğu Gibi Bugün De Zeytinlikler Hedef Alınmaktadır

Zeytinlikleri hedef alan faaliyetlerin önünde hukuki bir kalkan olarak duran 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun yok sayılamaz. Bu kanunun 20. maddesi açıkça şunu belirtmektedir:

“Zeytin sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinliklerin vejatatif ve generatif gelişmesine mani olacak tesis yapılamaz ve işletilemez… Kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez.”

Bu hüküm zeytinliklerin katledilmesine karşı en önemli hukuki dayanak olmuştur.

2013 yılında Manisa’nın Soma ilçesinde yapılması planlanan termik santral projesi için bu kanunun uygulanmasına dair yönetmelikte değişiklik yapılmak istenmiş ancak Danıştay bu değişikliği hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.

Benzer şekilde, 2022 yılında Maden Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik de Danıştay tarafından iptal edilmiştir.

Yine 2022’de, zeytinliklerin taşınması veya eşdeğer alan oluşturulması yönündeki bir başka kanun teklifi de Meclis gündemine gelmiştir.

Bugün tekrar Meclis gündemine getirilen bu teklif, Danıştay’ın daha önce iptal ettiği yönetmeliklerin ve tekliflerin, kanun haline getirilerek hayata geçirilmesi girişimidir. Doğamızı felakete sürükleyecek büyük bir yanlışta ısrar edilmektedir.

Zeytin ağaçlarının taşınmasının veya yeni zeytin sahası oluşturulmasının mümkün kabul edilmesi sadece teknik bir süreç ya da sayısal bir denklem değildir. Bu süreç, faaliyet yürüten şirketlerin insiyatifine bırakılmakta ve bu da zeytin ağaçlarının talan edilmesine, ekolojik dengenin bozulmasına yol açacaktır.

Zeytin ormanları, orman köylüleri, tarımsal alanlar, toprak verimliliği, toprak mikroorganizmaları, böcek ve kuş popülasyonu yani alandaki bütün ekosistem derinden etkilenecektir. Yaşı yüz yılları aşan zeytin ağaçlarımızın kültürel belleği ve tarihsel değeri hiçe sayılacaktır.

Aydın Barosu Olarak Çağrımızdır:

Anayasaya, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere ve yürürlükteki kanunlara açıkça aykırı olan bu kanun teklifinden derhal vazgeçilmelidir.

Hukukun üstünlüğünü ve kamu yararını gözeten, halkın, sivil toplum kuruluşlarının ve meslek odalarının katılımını esas alan, doğayı ve kamu vicdanını zedelemeyen düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

AYDIN BAROSU
ÇEVRE VE KENT HUKUKU KOMİSYONU