Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

BAY KEMAL’DEN BUTLAN KEMAL’E
GERÇEKTE HANGİSİ? GUICCIARDINI Mİ YOKSA MACHIAVELLI Mİ?

Son günlerde siyaset sahnesinde olup bitenler akıllara durgunluk verici boyutta. Halk soyulup soğana çevrilirken bir yandan da Roma İmparatorluğunun son dönemlerindeki gibi coşkuyla arenaya doluşup hileli gladyatör dövüşlerini izleyerek uyutuluyor. İhanetin ve sefaletin, iğrenç ayak oyunlarının mide bulandırıcı kokuları arasında güvenecek hiçbir merci ve kurum kalmadığını fark eden halk olup biteni şaşkınlıkla izliyor ve kendisini bu oyuna kaptırıyor giderek.
Herkesin aklındaki soru bir insan kendisini nasıl bu kadar küçültür? Bu adamın hiç mi seveni yok? Bu durum satılmışlık mı, sıkıştırılmışlık mı yoksa kaybetmenin öfkesi mi hırsı mı? Doğal olarak bu soruların cevabı psikiyatristlerde.
Öte yandan 2023 yerel seçimlerinde tarihi bir başarıya imza atarak CHP’yi 1977’deki düzeyine çıkaran yeni başkan adeta 2002 Dünya Kupasının ilk dakikalarında Brezilya’ya gol atıp sonrasında “N’aptım ben?” diyerek şaşkın şaşkın sahada dolaşan Hasan Şaş gibi şaşırıp masa örtüsü desenli bir ceketle “normalleşelim, normalleşelim” diye ortalıkta dolaşan acemi kaptandan Ecevit vari bir halk önderine dönüşme aşamasına gelmiş durumda.
Bütün bunları dünya siyasetinde nadiren görülebilecek bir anomaliye borçluyuz. Bu yüzden konuyu güncelden çekip kuramsal boyuta taşıyacağız. Bu yazımızda her ikisi de 16. yüzyıl Floransa’sının iki büyük siyasal düşünürü ve devlet adamı olan, hepimizin bildiği Niccolò Machiavelli ile çoğumuzun bilmediği Francesco Guicciardini’ye ayıracağız. Yerli ve milli siyaset sahnemizde kimin kime benzediğine karar vermek de sizin hakkınızdır.
İkisi de realist, güç merkezli, tarihsel deneyime dayalı bir siyaset anlayışı geliştirir; ancak Machiavelli genelleştirilebilir siyaset yasaları ararken, Guicciardini tikel durumların benzersizliğini vurgular. Machiavelli daha eylemci ve kurucu, Guicciardini daha ihtiyatlı ve kuşkucu bir realisttir.
Niccolò Machiavelli 1469’da Floransa’da doğmuş diplomat, devlet adamı, siyaset kuramcısıdır. O tarihlerde Osmanlı tahtında II. Mehmet (Fatih Sultan) var. Machiavelli’nin başlıca eserleri Il Principe (Prens), Discorsi ve Floransa Tarihi. Önemi modern siyaset biliminin kurucularından kabul edilmesinden gelmektedir. Gücü, iktidarı ve devlet yönetimini ahlaktan bağımsız bir analizle ele alır.
Francesco Guicciardini 1483’te Floransa’da doğmuştur. Diplomat, yönetici ve tarihçidir. Başlıca eserleri: Ricordi (Özdeyişler), Storia d’Italia, Considerazioni sui Discorsi del Machiavelli. Rönesans’ın en büyük tarihçilerinden biridir. Siyaseti deneyim, ihtiyat, kişisel çıkar, tikel durumların karmaşıklığı üzerinden analiz eder.
Her ikisinin düşüncelerini şöyle özetleyebiliriz;
Machiavelli’ye göre:
• Siyaset ahlaktan bağımsızdır; başarı ölçütü iktidarın korunmasıdır. (Öyleyse Kemal Bey haksız sayılmaz)
• “Amaç, araçları meşru kılar” ilkesiyle bilinir (Kemal Bey bu konuda da başarılı)
• İnsan doğası çıkarcı, değişken ve güvenilmezdir. (Kemal Bey, yine başardınız)
• Devlet adamı güçlü, kararlı, kurnaz olmalıdır. (Aynen uzun süredir tanıdığımız biri gibi)
• Tarihten genel yasalar çıkarılabilir; siyaset öngörülebilir bir mantığa sahiptir. (İşte burada biz yerli ve milli siyasete geçiyoruz)
Guicciardini’nin düşünceleri:
• Siyaset genel kurallarla yönetilemez; her olay benzersizdir. (Baş Yüce gibi)
• İnsan doğası çıkarcıdır, fakat bu çıkarlar kişiden kişiye değişir. (Baş Yüce bu konunun uzmanıdır ve her çıkara uygun adam ya da her adama uygun çıkar bulmakta üstüne yoktur)
• Devlet adamı ihtiyatlı, ölçülü, duruma göre hareket eden biri olmalıdır. (Tek örneğini 1938’de kaybettik)
• Tarih, genelleme yapmak için değil, karmaşık insan davranışlarını anlamak için incelenmelidir.
İlm-i siyasetin kurucusu bu ikili arasındaki benzerlikler ve farkları da şöyle sıralamak mümkündür.
Her ikisi de Rönesans realizminin temsilcileridir. Siyaseti çıplak güç ilişkileri üzerinden analiz ederler. Orta Çağ’ın ahlakçı siyaset anlayışını reddederler ve Floransa’nın çalkantılı siyasal ortamında yetişmişlerdir.
Machiavelli’nin siyaset anlayışı genel yasalara ve kurucu liderliğe (buraya dikkat, milliyetçi bir büyüğümüz bir caniye sürekli kurucu önder diyor, demekki iyi okumuş sayın Machiavelli’yi) dayanırken, Guicciardini tikel durumlara, ihtiyat ve kuşkuculuğa vurgu yapar.
Machiavelli’ye göre insan doğası güvenilmez ama yönetilebilir. Guicciardini ise insan doğasının çıkarcı ve öngörülemez olduğunu savunur.
Machiavelli’nin devlet adamı modeli cesur, kararlı, gerektiğinde acımasızdır. Guicciardini’nin devlet adamı modeli ise temkinli, hesapçı ve pragmatiktir.
Neden Bu İkili Önemlidir?
• Machiavelli modern siyaset biliminin kurucusu olarak görülür.
• Guicciardini ise modern tarih yazımının öncülerinden biridir.
• Aynı dönemde yaşamalarına rağmen siyaset ve tarih üzerine iki farklı realizm türü geliştirmişlerdir.
• Aralarındaki tartışma, bugün bile siyaset bilimi–tarih bilimi ayrımının temelini oluşturur.
Machiavelli ve Guicciardini, aynı Floransa geleneğinden gelen fakat farklı yönlere açılan iki büyük realisttir. Machiavelli genel ilkeler ve kurucu liderlik ararken, Guicciardini durumsallık, ihtiyat ve tarihsel karmaşıklık üzerinde durur. Bu nedenle biri siyaset biliminin, diğeri tarih biliminin kurucu figürleri olarak kabul edilir.
Machiavelli’nin Prensi, siyasal iktidarın nasıl ele geçirileceği, korunacağı ve genişletileceği üzerine yazılmış ilk sistematik modern siyaset metnidir.
Temel tezi: “Siyaset, ahlaktan bağımsız bir güç mücadelesidir; hükümdar başarı için gerektiğinde acımasız olmalıdır.” Aşağıda, kitabın önemli bölümlerini özet olarak sunuyoruz.
Kitabın Temel Tezi
• Siyaset ahlaki ideallerle değil, çıplak güç ilişkileriyle işler.
• Hükümdarın görevi devleti korumak, istikrarı sağlamak ve iktidarı sürdürmektir.
• Bu amaç uğruna hile, şiddet, manipülasyon, korku, hatta ahlaki normların çiğnenmesi gerekebilir.
• İnsan doğası çıkarcı, nankör, değişken ve güvenilmezdir; bu nedenle hükümdar güçlü görünmeli, gerekirse korku salmalıdır.
Bu yaklaşım, modern siyaset biliminin realist damarının başlangıcıdır ve uzun süredir Türkiye’de başarıyla uygulanmaktadır.
Prenslik türleri şöyle sıralanmaktadır; Kalıtsal prenslikler, Yeni edinilmiş prenslikler, Karma prenslikler, Cumhuriyetlerden dönüştürülen prenslikler. Machiavelli burada tarihten örneklerle (Roma, Pers, Osmanlı) yönetim biçimlerinin istikrar ve itaat üretme kapasitesini karşılaştırır. Yeni fethedilen topraklarda sertlik, yerel elitleri tasfiye, hızlı düzen kurma gibi yöntemleri önerir. Bizimki her halde cumhuriyetten dönüşen, kalıtsal ve karma bir prensliğe doğru yol alıyor. Tabii ki halk da bunu isterse. Yoksa rüya görmek serbest.
Askerî Güç ve Zor Kullanımı Prens’in en kritik bölümüdür. Machiavelli’ye göre Devletin temeli iyi yasalar ve iyi ordudur. Paralı askerler tehlikelidir, sadakatsizdir. En güvenilir ordu ulusal ordudur.
Bu bölüm, modern devlet teorisinde “şiddet tekeli” kavramının erken bir formudur.
Hükümdarın Erdemleri (Virtù) ve Şans (Fortuna)
Erdem-Talih ikilisi kitabın felsefi omurgasıdır.
Erdem: Cesaret, kararlılık, stratejik zekâ, acımasızlık dahil tüm etkin güç.
Talih: Şans, kader, dış koşullar. Bu husus Karl Von Clausewitz’in “Savaş Üzerine” isimli şaheserinde de vurgulanır ve harp tarihinde pek çok örneği vardır.
Machiavelli’ye göre başarılı lider, Talih dalgalarını kontrol etmek için Erdemlerini kullanır. Bu, liderlikte proaktiflik, risk alma, kararlılık gibi modern kavramların erken bir formudur.
Korkulmak mı Sevilmek mi?
Geldik kitabın en ünlü bölümüne: “Sevilmektense korkulmak daha güvenlidir.” Ama nefret ettirmemek şartıyla. Bu, liderliğin psikolojik boyutuna dair ilk sistematik değerlendirmelerden biridir.
Din, Ahlak ve Görünüş Yönetimi
Machiavelli’ye göre prens:
• Dindar görünmeli, ama gerektiğinde dini araçsallaştırmalıdır.
• Merhametli görünmeli, ama gerektiğinde acımasız olmalıdır.
• Sözünde duruyor görünmeli, ama çıkar gerektiriyorsa sözünü bozmalıdır.
Bu bölüm, modern siyaset biliminde “imaj yönetimi”, “siyasal iletişim”, “popülizm” gibi kavramların erken örneğidir ve ülkemizde uzun süredir harfi harfine uygulanmaktadır.
Machiavelli’nin İnsan Doğası Modeli
İnsanlar çıkarcı, nankör, korkak, kısa vadeli düşünür. Bu nedenle hükümdar, halkın sadakatine değil, korku ve çıkar dengesine güvenmelidir.
Bu antropoloji, Hobbes’un Leviathan’ına ve modern realist uluslararası ilişkiler teorisine doğrudan zemin hazırlar.
Peki Machiavelli neden böyle bir kitap yazdı?
Kitabın yazıldığı dönemde İtalya şehir devletleri kaos, işgal, ihanet, paralı asker terörü içindeydi. Floransa’da Medici ailesi devrilmiş, sonra geri dönmüştü. Machiavelli sürgündeydi ve yeniden devlet görevine dönmek için Lorenzo de Medici’ye bu kitabı bir “siyasal rehber” ve “sadakat göstergesi” olarak sundu.
Kitabın Etkisi ve Eleştiriler
Etkileri; Kitap modern siyaset biliminin başlangıcıdır. Realist uluslararası ilişkiler teorisinin öncülü kabul edilir. Liderlik, güç, propaganda, devlet inşası üzerine sayısız esere ilham vermiştir.
Eleştiriler; Yoğun biçimde “Ahlaksızlık” ve “kötülüğü meşrulaştırma” suçlamalarına muhatap olmuştur. “Amaç için her yol mubahtır” algısı en yoğun eleştiriyi almıştır. Otoriter liderlere rehberlik ettiği iddiası yaygındır.
Sonuç: Prens’in Felsefi Özeti
Machiavelli’nin devrimci iddiası şudur; “Siyaset, ahlakın değil, gerçekliğin alanıdır.”
Bu nedenle Prens, yalnızca bir “liderlik kitabı” değil, modern siyasal düşüncenin kırılma noktasıdır.
Hep birlikte izleyeceğiz gelişmeleri ve Makyavel Kemal’i.