Köşe yazılarımız, yazarlarımızın özgür iradesinde olup, kendilerini bağlar…
2. BALKAN SAVAŞI – EDİRNE ve KIRKLARELİ GERİ ALINIYOR
(16 Haziran – 10 Ağustos 1913)

30 Mayıs 1913 Londra antlaşmasıyla 1. Savaş sona ermiş ve Edirne, Lüleburgaz, Kırklareli Bulgarlara bırakılmıştı. Antlaşmadan en kârlı çıkan devlet olan Bulgaristan Batı Trakya’da Kavala ve Dedeağaç arasını ele geçirerek Ege Denizi’ne açılmış, Balkanlar’da çok güçlü bir devlet olmuştu. Bulgarların gözü artık İstanbul’daydı. Bunun için Rusların desteğine ve onayına ihtiyaçları vardı. İstanbul’u alır almaz Boğazları Ruslara vereceklerdi. Ruslar Batılılardan (Avusturya, İngiltere ve Fransa) çekinir, Bulgaristan’ın Ege Denizi’ne kıyısı olması onlar için yeterdi, buna onay vermezler. Sırbistan da aldığı İşkodra ve çevresiyle Adriyatik’te kıyı sahibi olmuştu. Balkan ittifakını oluşturan devletlerin her biri, diğerinin daha çok toprak kazandığına inanır. Çok geçmeden dünün ortakları bu kez Osmanlı’ya karşı değil kendi aralarında çatışmaya başlarlar.
2 aydan az bir zaman sürecek olan 2.Balkan Savaşı patlak verir.
1. Balkan Savaşı sonunda durum
Savaş Öncesi
• 2. Balkan Savaşı arkada Rusya, Avusturya, Fransa ve İngiltere’nin olduğu; Bulgar, Yunan, Sırp, Rumen ve Karadağlılar arasında geçen sınır savaşıdır. Bulgaristan çok fazla bir toprağa sahip olmuştu. Diğer 3 ülke Bulgaristan’dan toprak isterler. Osmanlı savaşa katılmaz, Kırklareli ile Edirne’yi geri almak için durumu takip eder.
• 1. Savaştan sonra ilk sorun, Bulgarlar ile Yunanlar arasında çıkar. Bulgarların aldıkları topraklar yetmemiş gibi, önemli bir liman kenti olan Selanik’i de almak isterler.
• Sırplar ile Bulgarlar arasında Makedonya’yı paylaşmak konusunda da anlaşmazlık vardı. Sırplar da Makedonya’nın, büyük bölümünü, Bulgaristan’a bırakan Londra Antlaşmasına razı değillerdi. Ancak her iki ülke askerleri Edirne’yi almak için Türklere karşı birlikte hareket etmişlerdi. Hala Edirne’de beraberlerdi. Bulgarlar bu antlaşmaya garanti veren Rusya’ya güveniyorlardı. Ruslar duruma karışmaz, aranızda anlaşın diye baskı yapar. Yunanları destekleyen Avusturyalılar ise yeni savaş çıkartmak için uğraşıyor, tahriklerde bulunuyordu.
• Romanya Sofya’dan, Tuna üzerinde bir liman kenti olan Silistre’yi ve Karadeniz limanı Balçık’a kadar olan Dobruca’yı ister, Bulgarlarla savaşmak için hazırlanmaya başlarlar.
• Sırbistan ile Yunanistan Bulgarlara karşı ittifak kurar. Bu ittifaka Osmanlı Devleti’nin de katılması için Edirne, Doğu Rumeli ve Ege adalarından birkaçını teklif ederler. Osmanlı bu karışık ortama dahil olmak istemez.
• Karadağ ve Romanya da, çıkacak savaşa katılacaklarını ilan ederler.
1913
• 11 Haziran: Rus Çarı arabuluculuk yapmak amacıyla, Sırp ve Bulgar krallarına telgraf çekerek, Leningrad’a delege göndermelerini ister.
• 12 Haziran: İstanbul’da Sadrazam Mahmut Şevket Paşa bir suikast ile öldürülür yerine Sait Halim Paşa getirilir.
• Sırbistan ve Yunanistan askeri birlik kurarlar. Bulgarların, Tuna Nehri’nden Ege Denizi’ne kadar uzanan 500 km’lik cephe boyunca 360.000 kişilik 5 orduları bulunuyordu.
• Bulgaristan iki ülkenin kendisine karşı birleşmesine sert yanıt verir. Kral-Çar Ferdinand, bunlara saldırı emrini verir. Bu savaş,1. Balkan savaşında yer almayan Romanya için Dobruca’yı almak, Osmanlılar için ise Edirne’yi geri almak için bir fırsat doğurur.
• Selanik’e girmiş olan Bulgar birliği Yunanlar tarafından imha edilir.
• 6 Temmuz: Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Talat Bey, Fransız Konsolosuna Osmanlı ordusunun Enez- Midye hattına kadar ilerleyeceğini bildirir.
• 8 Temmuz: Bulgarlar birçok tarafta hem Yunana hem de Sırplara yenilirler. Bulgaristan tekrar Rusya’ya başvurarak aracılık etmesini ve savaşın hemen durdurulmasını ister.
• Bulgaristan ordusunun az bir kuvvetini Çatalca ve Bolayır önünde bırakarak bütün kuvvetlerini Batı Rumeli’ye, diğer cephelere nakleder.
• 10 Temmuz: Romanya, Bulgaristan’a savaş ilan eder, 300.000 kişilik ordusu ile Bulgar sınırını geçer. Silistre ve Plevne kentlerini ele geçirerek Sofya’ya doğru yürür. Bulgarlar, 10 gün içinde hem Sırplara hem Yunanlılara hem de Rumenlere yenilirler. Türkler için Edirne ve Doğu Trakya’yı Bulgarlardan geri almak için tarihi fırsatı doğar.
• Rusya savaşı durdurmak için savaşan devletlere nota gönderir. Bulgaristan, Romen ordusunun ilerlemesini durdurmak için Fransa ve Rusya’ya başvurur.
• 13 Temmuz: Yunanlar Bulgarlardan Dedeağaç’ı alınca Edirne üzerine yürüme ihtimali doğar. Türkler bunun önüne geçmelidirler. Bulgarlar güçlerini diğer cephelere çekince, Edirne’de 4.000 kişilik küçük bir garnizonları kalır.
• 13 Temmuz Osmanlı kuvvetleri, Midye-Enez hattını geçerler. Bulgar kralı arabuluculuk yapması için, Avusturya İmparatoru Fransuva Jozef’e başvurur. Londra Antlaşması gereğince Osmanlı Devleti’nin Enez-Midye hattını aşmasının engellenmesini ister.
• 17 Temmuz: Bulgaristan Kralı Ferdinand, Romanya Kralı Karol’a Romanya’nın isteklerini kabul ettiğini, barışı çabuklaştırmasını ister.
• 18 Temmuz Gelibolu Kolordumuz Hayrabolu’ya girer. Buna karşı çıkan Rusya, Fransa ve İngiltere’ye hep birlikte Osmanlı Devleti’ne uyarı niteliğinde bir deniz manevrası yapılmasını teklif eder.
• 19 Temmuz: Bulgaristan Kralı Ferdinand, Romanya’nın arazi isteklerini kabul ettiğini, buna karşılık tarafsız kalmasını ve Sırbistan ve Yunanistan’a karşı Bulgaristan’ı desteklemesini ister. Osmanlı, büyük devletlere nota verir; Bulgar hududunun tespit edilmesini, Trakya’nın kendisine verilmesini ister.
Osmanlı Başkomutanlığı, ordulara harekat emri verir.
• 20 Temmuz: Yaklaşık 250.000 kişilik Osmanlı kuvvetleri, Ahmet İzzet Paşa komutasında Edirne ve Kırklareli’ni kurtarmak için harekete geçer. Kolordunun kurmay başkanı olan Yarbay Enver Paşa, bazı stratejik tepeleri ele geçirir. Az sayıdaki Bulgar birlikleri geri çekilir. Hükümet kararsız ve tedirgindir. Talat Paşa’nın savaşı siyaseten desteklemesi etkili olur, ordu harekata devam eder.
• 22 Temmuz: Kurmay Başkanı Yarbay Enver Bey, Bulgar Komutandan Edirne’yi boşaltmasını ister.
• 3 günde Lüleburgaz, Vize, Kırklareli, Osmanlı orduları tarafından ele geçirilir. Mustafa Kemal, Edirne’den önce Dimetoka’yı ele geçirir.
• 23 (21?) Temmuz: Enver Paşa komutasında ordu Edirne’ye girerek şehri Bulgar işgalinden kurtarır. Bulgarlar harekatın başladığı günde Edirne’yi, büyük oranda terk etmişlerdi. Bolayır Kolordusunda görev yapan Mustafa Kemal, bu harekatta Edirne’ye, önce ulaşmasına rağmen gelen emir gereği kente giriş yapmasına izin verilmemiştir.
• 30 Temmuz: Romanya’nın çabaları sonucu Bükreş’te bir konferans toplanır. Bulgaristan ile diğer Balkan devletleri arasında 5 günlük ateşkes ilan edilir.
Londra’da, İngiliz, Rus ve Alman büyük elçileri toplanır. Edirne’den çıkması karşılığında Osmanlı Devleti’ne verilecek tavizleri görüşürler.
• 10 Ağustos: Bükreş Antlaşması imzalanır. Savaş son bulur.
• 29 Eylül: Osmanlı Devleti ile Bulgaristan İstanbul’da anlaşırlar. Eski Bulgar sınırı kabul edilir. Edirne’den önce kısa süre Osmanlı’ya başkentlik yapmış olan Dimetoka kasabası Osmanlı sınırları içinde bırakılır. (Kasaba 1915 yılında Bulgarlara bırakılır. 1.Dünya Savaşı sonunda ise Yunanistan’a geçer.)
• Bu savaş sonunda Yunanistan en karlı çıkan devlet olur. 1.Balkan savaşında Osmanlı’dan, 2.Balkan savaşında da Bulgarlardan çok toprak koparır. Tüm bunlardan cesaret alarak 1.Dünya Savaşı sonunda Anadolu’ya göz diker.

Balkan Savaşlarında Türk Katliamı
• Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları sonunda 33 vilayet ve 158 ilçesini kaybeder. Balkan Savaşları 3 Büyük İmparatorluğu Rumeli’den siler, atar ( Osmanlı, Avusturya-Macaristan ve Rusya). Osmanlı Devleti Avrupa’daki topraklarının %85’ini, Nüfusunun ise % 70’ini ve önemli ölçüde bir ziraat potansiyelini kaybeder.
• Osmanlı Devleti Balkan devletleriyle anlaşır, buna göre; oralarda yaşayan Türkler, 4 yıl içinde Osmanlı topraklarına göç edip etmeme hakkına sahip olacak, göçmeye karar verirlerse mallarını satabileceklerdi. Kalanlar ise sivil ve siyasi haklara sahip olacaklardı. Rumeli’deki Türk ve Müslüman Nüfusun tümünden kurtulmak isteyen devletler, Türklere baskı, zulüm ve katliamlar yaparlar. Komitacılar Türk-Müslüman avına çıkarlar. Türkler, gördükleri baskı ve zulüm sonucu bütün mal varlıklarını, bırakarak, Anavatan’a sığınmak zorunda kalırlar. Muhacirlerin çoğu yollarda can verir. Komitacıların katliamlarıyla ölen Türk ve Müslümanların sayısının 600 bin olduğu tahmin edilmektedir.
BATI TRAKYA TÜRK CUMHURİYETİ
• 31 Ağustos 1913: Edirne’nin alınmasından sonra, Eşref Kuşçubaşı ve emrindekiler, sivil kıyafetler giyerek, Batı Trakya’ya geçerler, Batı Trakya’yı Bulgarlardan temizlerler. Gümülcine (Yunanistan’da Komotini) merkezli bu topraklarda bağımsız bir “Türk Cumhuriyeti” kurarlar. Bu devletin başına Süleyman Askeri Bey getirilir. Dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırır. Osmanlı Devleti, ömrü çok kısa olan bu Garbi-Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’ni resmi olarak tanımaz. Ay yıldızlı bir bayrak, milli marş, posta pulu, 29 bin kişilik bir ordu gibi devlet olmanın şartlarını tamamlarlar. Bu yönetimi aralarında bir tampon bölge olarak gören Yunan ve Bulgar hükümetleri de Batı Trakya Cumhuriyeti’ni resmen tanırlar. Osmanlı bu Cumhuriyeti kendi barış anlaşmasının önünde engellerden biri olarak görür. Cemal Paşa, idarecilerini ikna edince bu küçük devlet, yaklaşık iki ay yaşadıktan sonra son bulur.
NOTLAR
1. Slavlar:
Ortodoks olanlar Kiril alfabesini kullanırlar: Rus, Ukraynalı, Sırp, Bulgar, Belarus, Makedon, Karadağlılar.
Katolikler Latin Alfabesini kullanırlar: Polonyalı, Hırvat, Slovak, Sloven, Sorblar. Müslüman Slavlar: Latin Alfabesini kullanırlar: Boşnak, Pomak, Goralılar (çoğunluğu Güney Karadağ’da), Torbeşler (Çoğunluğu Makedonya’da)
2. Mustafa Kemal Atatürk Balkan Savaşıyla ilgili Karlsbad Anılarında (1918) şunları yazar: “Balkan Savaşı’na gelince, bu da Türk ordusunun savaşla kaybetmesi değildir, bir felakettir. Ancak, bu, Türk ordusunun hezimeti değildir. Türkiye’deki eski zihniyetin çöküşüdür. Türk ordusunun başında bulunan cahil komutanların geri çekilişidir. Asıl hakiki büyük Türk ordusu teşkilatlandırılamamıştır.
KAYNAKLAR
• Justin McCarty- “Ölüm ve Sürgün” (Osmanlı Müslümanlarının Etnik Kıyımı 1821-1922): Türk Tarih Kurumu Yayınları 1. Baskı 2012
• Stephan Lauzan- “Osmanlı’nın Bozgun Yılları” Beyan Yayınları
• Ahmed Cevad- “Balkan Faciaları” (1912-1913) İdeal Yayınları, 1. Baskı 2013
Selamlar
Celal KÜÇÜK
















































