Gürbilek’e Alternatif Ali Başaran mı Olmalı?
Kuşadası YENİ Parti kongresinde asıl tartışılması gereken isim değil, alternatifin niteliğidir

Dursun Uzun Yazdı
Kuşadası YENİ Parti’de kongre süreci yaklaşırken siyasi kulisler de hareketlenmeye başladı.
Mehmet Gürbilek’in karşısına Ali Başaran’ın aday olarak çıkmasıyla birlikte, önümüzdeki günlerde bu yarışın daha fazla konuşulacağı belli.
Fakat benim açımdan mesele, “Gürbilek mi, Başaran mı?” meselesi değildir.
Mesele çok daha başka:
Eğer Mehmet Gürbilek’e artık yeter deniyorsa, onun karşısına gerçekten onu yenebilecek bir aday çıkarılabilecek mi?
Benim itirazım tam da burada başlıyor.
Çünkü Mehmet Gürbilek, Kuşadası siyasetinde dün ortaya çıkmış bir isim değil.
CHP’de ilçe başkanlığı yapmış, belediye meclis üyeliği deneyimi bulunan, yıllardır siyasi örgütlenmenin içerisinde yer alan ve bugün YENİ Parti’nin kurucu ilçe başkanı olarak teşkilatın başında bulunan bir isimden söz ediyoruz.
Dolayısıyla Gürbilek’in karşısına çıkacak kişinin de bu siyasi ağırlığı karşılayabilecek birikime sahip olması gerekir.
Sadece aday olmak yetmez.
Alternatif olmak başka, aday olmak başka
Ali Başaran’ın adaylığı elbette demokratik bir haktır.
Her parti üyesi, şartlarını taşıdığı sürece görev talep edebilir.
Ancak bir başka gerçek de vardır:
Bir siyasi partinin ilçe başkanlığına aday olmak ile mevcut ilçe başkanını siyasi olarak zorlayabilecek güçlü bir alternatif olmak aynı şey değildir.
İşte benim bugün sorduğum soru budur.
Ali Başaran bugüne kadar Kuşadası siyasetinde hangi büyük mücadeleyi ortaya koymuştur?
Hangi kent sorununda ön safta yer almıştır?
Hangi konuda kamuoyu oluşturmuştur?
Hangi siyasi mücadelede geniş bir kitleyi arkasına almıştır?
Kuşadası Kent Konseyi’ndeki Başarısızlıkla sonuçlanan, kısa süreli meclis başkanlığı deneyimi ve daha sonraki mahalle temsilciliği çalışmaları elbette bir siyasi geçmiş oluşturur.
Ama ilçe başkanlığı gibi daha geniş bir siyasi sorumluluk için asıl mesele, görev unvanının kendisi değil, o görevlerde ne üretildiğidir.
Ben bugüne kadar Ali Başaran’ın ortaya koyduğu siyasi performansta, Gürbilek’i zorlayacak ölçekte bir siyasi mücadele ve örgütlenme gücü göremiyorum.
Bu benim değerlendirmemdir.
Ve bunu açıkça söylemekten de kaçınmayacağım.

Kongreyi kazanmak istiyorsanız, güçlü aday çıkaracaksınız
YENİ Parti içerisinde gerçekten “artık değişim gerekiyor” diyenler varsa, o zaman yapılması gereken çok açık.
Mehmet Gürbilek’in karşısına sadece bir aday çıkarmak değil;
Gürbilek’e alternatif olabilecek güçlü bir siyasetçi çıkarmak gerekiyor. Hayatı öğretmenlikle geçmiş siyasi vizyonu olmayan Ali Başaran Gürbilek karşısında hafif kalır.
Öyle bir isim olmalı ki delegeler karşısına baktığında;
“İşte aradığımız ilçe başkanı bu.”
diyebilsin.
Örgütü tanıyacak.
Kuşadası’nı tanıyacak.
Mahalleleri bilecek.
Esnafı bilecek.
İşçiyi, emekliyi, gençleri, kadınları bilecek.
Kent sorunlarına hâkim olacak.
Siyasi geçmişinde mücadeleleri bulunacak.
İnsanlarla iletişim kurabilecek.
Ve en önemlisi, sadece seçimden seçime ortaya çıkan bir isim olmayacak.
Sahada olacak.
Çünkü siyaset masa başında yapılmaz.
Kuşadası’nın sorunları ortada
Kuşadası bugün ciddi bir kent tartışmasının içerisindedir.
İmar kararlarından yeşil alanlara, kamu arazilerinden kent meydanına, turizm yatırımlarından kentin geleceğine kadar çok sayıda başlık vatandaşın gündemindedir.
Böyle bir kentte siyasi parti ilçe başkanının görevi sadece parti binasında oturmak değildir.
Kentte olup bitenleri takip etmek, gerektiğinde itiraz etmek, gerektiğinde çözüm önermek ve gerektiğinde kendi siyasi çevresini dahi eleştirebilmektir.
Benim ölçüm budur.
Bu nedenle YENİ Parti delegelerine de şunu söylemek istiyorum:
Bir adayın kaç yıldır siyasetin içinde olduğuna bakmayın.
Bir adayın kaç kez görev istediğine de bakmayın.
Ne yaptığına bakın.
Hangi mücadeleyi verdi?
Hangi sonuçları aldı?
Hangi insanları bir araya getirdi?
Hangi konuda söz söyledi?
Hangi konuda bedel ödedi?
Kuşadası için hangi siyasi mücadeleyi verdi?
Bunları sorun.

Gürbilek’i değiştirmek isteyenler önce güçlü bir alternatif bulmalı
Ben Mehmet Gürbilek’in sonsuza kadar ilçe başkanı kalması gerektiğini söylemiyorum.
Tam tersine.
Bir siyasi partide değişim talebi varsa bunun önünü açmak demokratik siyasetin gereğidir.
Ama değişim, sadece isim değiştirmek değildir.
Daha güçlü bir siyasi anlayış ortaya koymaktır.
Daha donanımlı bir kadro kurmaktır.
Daha etkili bir örgütlenme yaratmaktır.
Kuşadası’nın sorunlarına daha yüksek sesle sahip çıkmaktır.
Eğer YENİ Parti içerisinde Mehmet Gürbilek’e karşı ciddi bir değişim talebi varsa, bu talebin karşılığı Ali Başaran gibi siyasi geçmişi ve kentteki mücadele performansı tartışma konusu olan bir isimle sınırlı kalmamalıdır.
Daha güçlü bir isim çıkmalıdır.
Daha donanımlı…
Daha mücadeleci…
Daha birleştirici…
Kuşadası’nın her mahallesine ulaşabilecek…
Delegelerin arkasında durabileceği…
Ve kongre günü gerçekten “Bu kişi Gürbilek’i yenebilir” diyebileceği bir aday.
Mesele koltuk değil, siyasi mücadeledir
Bugün Kuşadası’nda insanların siyasetten beklentisi bir koltuk değişikliği değildir.
İnsanlar kentin geleceğine ilişkin söz söyleyen siyasetçiler görmek istiyor.
Sadece adaylık açıklayan değil, mücadele eden siyasetçiler görmek istiyor.
Sadece görev isteyen değil, sorumluluk alan siyasetçiler görmek istiyor.
Sadece eleştiren değil, çözüm öneren siyasetçiler görmek istiyor.
Dolayısıyla YENİ Parti kongresinde benim beklentim şudur:
Eğer değişim isteniyorsa, bunun karşısına gerçekten değişimi taşıyabilecek bir isim çıkarılsın.
Mehmet Gürbilek’in karşısına sadece “ben de adayım” diyen kibir abidesi bir isim değil;
“Ben bu örgütü daha ileri taşıyacağım” diyebilen ve bunu geçmişiyle, bilgisiyle, mücadelesiyle kanıtlayabilen bir isim çıksın.
İşte o zaman Kuşadası YENİ Parti kongresi gerçek anlamda bir siyasi yarışa dönüşür.
Yoksa bir aday çıkar, bir aday daha çıkar…
Sandık kurulur…
Ama sonuç değişir mi?
Asıl soru budur.
Ben Dursun Uzun olarak şunu savunuyorum:
Mehmet Gürbilek’e alternatif aranıyorsa, alternatif gerçekten güçlü olmalıdır.
Kuşadası’nın ihtiyacı kişisel hesaplaşmalar değil, nitelikli siyasi rekabettir.
Ve delegeler de bu kongrede yalnızca kimin aday olduğuna değil, kimin gerçekten ilçe başkanlığı yapabilecek siyasi birikime sahip olduğuna bakmalıdır.















































