Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

NE OLACAK ŞU GENÇLERİN HALİ?

Yaklaşık 4500 Yıllık Bir Yakınma

Celal Küçük

“Nerede o eski gençlik?” sözü, hemen her kuşağın dilinden dökülen ortak bir yakınmadır. Günümüzde de gençlerin teknoloji bağımlılığından, yabancı dillere ve kültürlere ilgisinden, geleneklerden uzaklaşmasından sıkça söz ediliyor. Oysa bu yakınmaların tarihi sandığımızdan çok daha eskidir.
Yaklaşık 4500 yıl önce, Mezopotamya’da yaşayan Sümerli Ludingirra’nın satırları, bugünün tartışmalarına şaşırtıcı ölçüde benzemektedir. Muazzez İlmiye Çığ’ın Sumerli Ludingirra – Geçmişe Dönük Bilimkurgu adlı eserinde aktarılan metinlerde Ludingirra, gençlerin Sümerce yerine Akadcaya yönelmesinden, kendi ana dillerini ihmal etmelerinden ve bunun bir milletin geleceği için ciddi bir tehlike oluşturduğundan söz eder.
Burada dikkat çeken nokta, yalnızca bir dil değişimi değildir. Asıl kaygı, kültürel kimliğin ve toplumsal hafızanın yavaş yavaş erimesidir. Çünkü bir milleti millet yapan unsurların başında dili gelir. Dil kaybolduğunda, tarih, gelenek ve ortak hafıza da zayıflamaya başlar.
Yüzyıllar sonra benzer düşünceler Antik Yunan’da da karşımıza çıkar. Sokrates’e atfedilen ünlü sözlerde gençlerin otoriteye saygısız, rahatına düşkün ve disiplinsiz oldukları anlatılır. Hesiodos’a atfedilen ifadelerde ise gençlerin kuralları önemsemediği ve geleceğe dair kaygı uyandırdığı dile getirilir.
Elbette bu sözlerin tarihsel olarak doğrudan bu düşünürlere ait olup olmadığı akademik çevrelerde zaman zaman tartışılmaktadır. Ancak değişmeyen gerçek şudur: Her çağda yetişkinler, kendilerinden sonraki kuşak hakkında benzer endişeler taşımıştır.
Demek ki mesele yalnızca gençlik değildir. Asıl mesele, kuşakların değişmesiyle birlikte toplumların yaşadığı dönüşümdür.
Bugün de çocuklarımız farklı teknolojilerle büyüyor, yabancı diller öğreniyor, dünyanın her köşesiyle iletişim kurabiliyor. Bu durum bir yandan önemli fırsatlar sunarken, diğer yandan kendi kültürümüzü, tarihimizi ve özellikle Türkçemizi koruma sorumluluğunu da beraberinde getiriyor.
Geçmiş bize önemli bir ders veriyor: Gençleri sadece eleştirmek çözüm değildir. Onlara köklerini tanıtmak, kültürlerini sevdirmek ve doğru örnek olmak çok daha değerlidir.
Belki de binlerce yıldır aynı soruyu sormaktan vazgeçip, şu soruyu kendimize yöneltmeliyiz:

“Geleceğin emanetçisi olan gençlere nasıl bir miras bırakıyoruz?”

Çünkü 4500 yıl önce Sümer’de dile getirilen kaygılar ile bugün konuşulanlar arasında büyük benzerlikler varsa, değişmeyen şey gençlik değil; insanın gelecek karşısındaki endişesidir.

Kaynak: Muazzez İlmiye Çığ, Sumerli Ludingirra – Geçmişe Dönük Bilimkurgu, Kaynak Yayınları, 6. Tablet, İstanbul, 1977. Ayrıca Sokrates ve Hesiodos’a atfedilen sözlere ilişkin tarihsel değerlendirmeler.