KUŞADASI KADIN PLATFORMU: “AİLE YILI” POLİTİKALARI KADIN HAKLARINI GERİYE GÖTÜRÜYOR

Kuşadası Kadın Platformu, hükümetin “Aile Yılı” ve “Aile ve Nüfus 10 Yılı” politikalarına sert tepki gösterdi. Açıklamada, kadınların birey olarak değil, aile içindeki rolleriyle tanımlandığı vurgulandı.
tarafından yapılan basın açıklamasında, hükümetin 2025 yılını “Aile Yılı” ilan etmesi ve devamında yayımlanan 2026/4 sayılı genelge ile “Aile ve Nüfus 10 Yılı” sürecinin başlatılması eleştirildi.
Platform, söz konusu genelgenin kadınları yalnızca aile içinde konumlandırdığını ve sosyal politika adı altında kadın haklarını daralttığını ifade etti. Açıklamada, kadınların ücretsiz ev içi emeğinin yok sayıldığı, bakım hizmetlerinin kamusal sorumluluk olmaktan çıkarılarak kadınların omuzlarına yüklendiği belirtildi.
Kadınların eğitim ve istihdam olanaklarının ikinci plana itildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Kadını birey olarak değil, yalnızca anne rolüyle tanımlayan anlayış pekiştirilmektedir. Kadınların kendi bedenleri üzerindeki söz hakkı tartışmaya açılmaktadır” denildi.
Platform, genelgede bireysel hak ve özgürlüklerin de sınırlandırıldığı görüşünü dile getirerek, aile merkezli politikaların kadınların özgürleşmesini geri plana ittiğini savundu. Tek tip aile modelinin dayatıldığı belirtilen açıklamada, bunun farklı yaşam biçimlerini yok saydığı ve kültürel baskı oluşturduğu ifade edildi.
Ekonomik koşullara da değinilen açıklamada, gençlerin işsizlik, yüksek kira ve artan yaşam maliyetleri karşısında zorlandığına dikkat çekilerek, mevcut desteklerin yetersiz olduğu vurgulandı. “Yaşadığımız yıl bir ‘aile yılı’ değil, gerçekte bir ‘yoksulluk yılıdır’” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, genelgede aile içi şiddete dair herhangi bir vurgu bulunmamasına tepki gösterildi. Kadınların en çok şiddeti aile içinde yaşadığı hatırlatılarak, “Aile değil, kadınlar korunmalıdır” çağrısı yapıldı.
Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin hedef alındığı belirtilen açıklamada, “cinsiyetsizleştirme” gibi kavramların bilim dışı olduğu ve kadınların kazanılmış haklarını tartışmaya açtığı ifade edildi.
Eğitimden medyaya kadar geniş bir alanda müdahale öngörüldüğü belirtilen açıklamada, “aile dostu yayıncılık” ve “dijital aile kalkanı” gibi kavramların yeni sansür mekanizmalarına zemin hazırlayabileceği savunuldu.
Kuşadası Kadın Platformu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kadınların yaşamlarını aile içine hapseden, emeğini görünmez kılan ve bedenini denetim altına alan politikalara karşı; eşitlik, özgürlük ve emeğin karşılığını alma mücadelemizi büyütmekten vazgeçmeyeceğiz.”












































