Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

ALEVİLER VE ORUÇ


Oruç, insanın bedenini disiplin ve denetim altına almak, ruhsal yapısını güçlendirmek için yaptığı bir ibadettir. Oruç ibadeti belirli zamanlarda yeme, içme ve cinsellik gibi istekleri/duyguları terk ederek zihinsel/ruhsal yapıya ağırlık vermektir. Bazı inançlarda oruç tamamıyla yeme-içmeden uzak durmak şeklinde olabileceği gibi, et ve diğer hayvansal mamüller gibi belirli yiyecekleri yememek şeklinde de olabilir.
Hemen hemen bütün inançlarda oruç ibadeti vardır. Alevi inancında da oruç ibadeti vardır ve Alevilerde oruç tutarlar

Muharrem orucu, insanın kendi iç benliğine yönelmesi, yanlışlarını-doğrularını, eksilerini-artılarını hesaplaması ve bütün bunların sonucunda daha iyiye, doğruya, güzele yönelmesine davettir. Nefsini terbiyeye, Hacı Bektaş Velininde buyurduğu gibi nefsini bilmeye vesiledir oruç.
Her şeyden önce bizlerin inancı olan Alevilikte samimiyet esastır. Muharrem orucuna da samimiyet ilkesi çerçevesinde yaklaşmalıyız.
Orucumuzu bazı çıkar hesapları ile tutmamalıyız. Yine biçimsel bir kuralı yerine getiriyor olmak için tutmamalıyız. Bütün bunlardan öte, ne yaptığının bilincinde ve neden oruç tuttuğunun ayırdın da olarak tutmalıyız. Eğer ortada belli bir inanç, itikat, bilinç, hissediş, bağlılık yoksa tuttuğumuz oruç tam olarak amacına hizmet etmiyor demektir. Muharrem orucunda gönüllülük esastır. Kişi kendi özgür iradesi ve bilinciyle oruç tutmalıdır. Başka inanç mensuplarının yaptıkları dayatma, baskı, zorlama biz Alevilerin inancına aykırıdır.
Yas ve oruç 12 gün sürmektedir. Bu oruç bir ay orucu değildir, bir yas orucudur. Esas olan oruç değil, esas olan yas tutmaktır. Oruç bu yas tutmanın bir gereği olarak yapılmaktadır. Aleviler 12 gün boyunca yas hali içerisinde yaşamaktadırlar.
Bu süre içerisinde;
Her türlü zevk ve eğlenceden uzak durulur
Asla düğün, bayram, eğlence yapılmaz
12 gün boyunca asla et yenmez, su içilmez. (Oruç açıldıktan sonra sıvı ihtiyacı su dışındaki sıvılarla karşılanır)

Oruç açıldıktan sonra da et yenmez, su içilmez ve de hayvansal gıdalardan uzak durulur
Hz. Hüseyin’in katledildiği 10. gün matem daha yoğun yaşanır..
Oruç 12. gün aşurelerin pişimine kadar sürer ve aşure ile açılarak son bulur.

Kerbela’yı Kerbela yapan Hz. Hüseyin’dir. Hz. Hüseyin’i Hz. Hüseyin yapan ise onun zalimin zulmüne biat etmemesidir. Canını davası uğruna ortaya koymasıdır. Bu nedenle Kerbela Alevilerce hep güncelliğini korumuştur. Çünkü Aleviler için ne Kerbela bitmiş, ne Yezit bitmiş ne de onun zalimliğine direnen Hz. Hüseyin bitmiştir. Tarihte bunlar hep başka isimlerle karşımıza çıkmıştır. Yezit; Yavuz olmuş, Hızır Paşa olmuş, Kuyucu Murat olmuş, II. Mahmut olmuş; Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Madımak’ta, Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenler olmuştur. O yüzden Kerbela hep güncel olmuştur. Aleviler artık günümüzde Muharrem matem orucunu bu acıların ortak tarihi olarak kabul edip hepsinin acısına ve anısına bu yası tutmaktadır.
Yezit, sadece Aleviliğin değil insanlığın düşmanıdır, çünkü dava insanlık davasıdır. Aleviler bu insanlık davasına her zaman mazlumların yanında yer almasını bilmişlerdir. Bizim için zalimler Yezit’in, mazlumlar ise Hüseyni duruşunun temsilcileridir.
Zalimin zulmü karşısında mazlumun yanında saf tutanlar aşkıyla cümlemizin yasları ve oruçları kabul ve makbul olsun.

ERDAL KILINÇ

NOT: Değerli canlar 12 gün boyunca muharrem lokması Kuşadası cem evinde verilecek.
3 AĞUSTOS PERŞEMBE GÜNÜ SAAT 20.00 de MUHARREM CEMİ YÜRÜTÜLECEK.
6 AĞUSTOS PAZAR GÜNÜ SAAT 18.00 DE KUŞADASI CEM EVİNDE KURBAN LOKMASI VE AŞURE PAY EDİLECEK.
BÜTÜN HALKIMIZI BEKLIYORUZ.