“Gazetecilik Suç Değildir” Diyen Genel Yayın Yönetmeni İfade Verdi!

Mahkeme Kararıyla Haklılığı Kanıtlanan Habere Suçlama: Bugün İfade, Yarın Tutuklama mı?
EMH-ERGUN OK HABERİ – Basın özgürlüğü bir kez daha hedefte. Egeden Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Örsoğlu, mahkemece haklılığı tescillenmiş bir emekçi direnişini haberleştirdiği gerekçesiyle, “bir firmayı aşağıladığı” iddiasıyla ifadeye çağrıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/2241 talimatı doğrultusunda Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde ifade veren Örsoğlu, yaşanan sürecin “hukuken değil, siyaseten sorgulanması gerektiğini” vurguladı.
Mahkeme Kazanıldı, Habere Suçlama Geldi
Söz konusu haber, hamile olduğu için işten çıkarıldığını iddia eden bir kadın emekçinin direnişini ve zaferle sonuçlanan hukuk mücadelesini konu alıyordu. Mahkeme kararı ile haklılığı kesinleşen emekçi, yaptığı basın açıklamasında yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Egeden Medya Haber, bu açıklamayı hiçbir müdahale yapmadan yayınladı.

Ancak haberde adı geçen firma –Demirören–, bu haber nedeniyle aşağılama iddiasıyla şikayetçi oldu. Ortada ne bir tekzip talebi ne de yalanlama başvurusu bulunmamasına rağmen, haberin cezalandırılması isteniyor.

Örsoğlu: “Suçlanan Gazetecilik Değil, Gerçeklerdir”
İfade işleminin ardından açıklama yapan Ekrem Örsoğlu, şu sözlerle tepki gösterdi:
“Öncelikle Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro amirliğindegörev yapan komiser ve memurlara, hassasiyetleri ve nazik yaklaşımları için teşekkür ederim. Haberde yer alan bilgiler, davayı kazanan mağdur emekçinin kendi beyanına ve mahkeme kararına dayanmaktadır. Kamuoyunun bilgi alma hakkını savunmak suç değildir. Mahkeme kararına, mağdurun açıklamasına ve haberin doğruluğuna rağmen ifade verdik. Bugün ifade, yarın tutuklama mı? Bunun garantisini kim verebilir? Suçlanan gazetecilik değil, gerçeğin kendisidir. Egeden Medya Haber, ticari çıkar gütmeyen bir sosyal sorumluluk girişimidir. Halktan, hakikatten ve adaletten yanayız. Mahkemece doğrulanmış bir emek mücadelesini haberleştirmek, basın ahlakının ve toplumsal vicdanın gereğidir.”

Basın Özgürlüğü Tehlikede
Yaşanan bu gelişme, sadece bir gazetecinin değil, tüm kamuoyunun düşünce ve ifade özgürlüğü adına bir alarm zili niteliğinde. Hukuken haklılığı kanıtlanmış bir haberin hedef alınması, Türkiye’de basının karşı karşıya olduğu sistematik baskının çarpıcı bir örneğidir.
Bugün haber yapan, yarın yargılanıyor. Halk adına gerçekleri dile getiren basın mensuplarının suçlu gibi muamele görmesi, demokrasiye vurulan en derin darbelerden biridir.













































