DÜRÜSTLÜĞÜN GETİRİLERİ

Bilenler bilir, Kadıköy Salı Pazarı çok ünlüdür. Alabildiğine de geniş bir alanda kurulur. Neredeyse aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Çok kalabalık, curcuna içinde kendi düzenlerini kurmuş stantları izlemek keyfini çıkartmak için gezmeniz yeterli. İstediğiniz fiyata ne isterseniz alabilirsiniz.
Geçtiğimiz salı günü canım pazarı dolaşmak istedi. Alışveriş yapmaktan çok gözlemlemekle birkaç saatimi geçirmekle birlikte bir iki şey de aldım, aldıklarımı sırt çantasına yerleştirdim.
Pazardan ayrıldım, sokak arasında kadının biri seslendi:
“Bayan bayan çantan açılmış!”
Telaşla sırt çantasını çıkardım, bir de ne göreyim!
Kadıköy Salı Pazarı’nda cüzdanımı düşürmüşüm. Yarım saat yana yakıla cüzdanımı aradım.
İçinde kimliklerim, kartlarım, bir miktar param vardı. Fark ettiğimde içimi telaş ve endişe kapladı.
Ancak kısa süre sonra, Kadıköy Belediyesi’nden bir bayan beni aradı:
“Cüzdanınız bulundu vereceğim numarayı arayın.” dendi.
Bağlantı kurdum ve tanımadığım bir insan cüzdanımı bana ulaştırdı. Gözlerine dikkatlice baktım ve şu sözü hatırladım:
“Dürüst insanın yüreği en güvenilir hazinedir.”İşte o an, dürüstlüğün ne büyük bir erdem olduğunu bir kez daha iliklerime kadar hissettim.

Dürüstlük nedir diye kendi muhasebemi yaptım:
“Dürüstlük, çıkarın değil, vicdanın yolunu seçmektir.”
“Bir toplumun en sağlam temeli, bireylerin dürüstlüğüdür.”
“Dürüstlük, kısa vadede zor, uzun vadede huzurdur.”
“Dürüstlük, güvenin mayasıdır.”
Söz dizimini beynimden geçirmeden edemedim.

Dürüstlük, insana güven kazandırır. İnsanlar arasında köprüler kurar, toplumun huzurunu ve barışını pekiştirir. Bir kişinin doğru ve dürüst davranışı, aslında zincirleme şekilde başkalarının da içindeki iyiliği harekete geçirir. Tıpkı pazarda bana cüzdanımı getiren Ömer Şahin adlı kişinin davranışının, benim kalbimde güven ve umut tohumları yeşertmesi gibi.
Dürüst olan kişi, belki kısa vadede çıkar elde etmez; hatta bazen maddi kayıpları göze alır. Ancak uzun vadede kazanılan şey çok daha değerlidir: saygınlık, huzur ve gönül rahatlığı. İnsan, başını yastığa koyduğunda vicdanının sessizliğinde huzuru buluyorsa, işte o dürüstlüğün en büyük getirilerindendir.
Toplum açısından bakıldığında, dürüstlük güven ortamı yaratır. Bir toplumda insanlar birbirine güvenebiliyorsa, alışverişten komşuluk ilişkilerine, eğitimden siyasete kadar her alanda sağlam bir düzen kurulur. Dürüstlüğün yokluğunda ise şüphe, güvensizlik ve kaos hâkim olur.
Sonuçta dürüstlük, hem bireyin hem toplumun geleceğini aydınlatan bir ışıktır. Bir pazarda kaybolan cüzdanın sahibine geri dönmesi sadece bir eşyanın bulunması değil; aslında umut, güven ve insanlığın hâlâ var olduğunun kanıtıdır.
Pazarda kaybolan cüzdanın, dürüst bir yürekle geri dönüşü, aslında geleceğe dair umudun hiç kaybolmadığının en güzel işaretidir.
Cüzdanımı bana getiren ve bu yazıyı yazmama vesile olan Ömer Şahin gibi insanların çoğalması dileklerimle…
Saygılarımla.
Melahat Erten Tekeşin.
















































