Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

SERVİLER VE SAKURALARIN FISILTILARI…

Sizlere bu yazımda, bambaşka bir mekândan bahsetmek istiyorum. Karacaahmet Mezarlığı İstanbul’un Üsküdar ilçesine bağlı çok eski bir mezarlıktır. Ancak, ihtiyaç duyulunca yeni adalar açılmış, modern mezarlıklara yer verilmiş.
Eşim Metin Tekeşin de 2018 yılında yeni açılan 33. Ada bölümünde yerleşmişti. İlk etapta dikkat çeken olay, sadelik ve tüm mezarların eşitliği. Dikdörtgen mermerler ve başlıkların kitap şeklinde olması.
Bir sıra servi ağaçları
Bir sıra Sakura ağaçları şeklinde dizayn edilmişti.
Aradan geçen sekiz yıl sonraki halini görünce, hislerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Serviler, göğe doğru dimdik uzanırken, sanki geçmişin vakur hafızasını taşıyorlar.Ölümü hatırlatıyor ama korkutmuyorlar.Kökleri derinde, başları semada… Sessiz bir kabullenişin sembolleri gibiler.
Ve hemen bir arka sırada sakuralar…
İlk bakışta insanın aklına Japonya geliyor. Hani şu her yıl dünyanın dört bir yanından insanları kendine çeken “Hanami Festivallleri” ama hayır, burası ne Tokyo’dur ne Kyoto. Burası Üsküdar Belediyesi Karacaahmet Mezarlığı 33. Ada.Ve belki de bu yüzden daha etkileyicidir.
Çünkü burada sakura, sadece baharı müjdelemiyor.
Burada sakuralar, faniliği anlatıyorlar.
Beyaz çiçeklerini açmışlar ve rüzgarda savruluyorlar.Tıpkı insan ömrü gibi. Kısa, zarif ve geçici…

33. Ada’da yürürken bir an durup etrafınıza baktığınızda, zihniniz size küçük bir oyun oynuyor:
“Burası bir mezarlık mı, yoksa bir festival alanı mı?”
Çünkü görüntü, alıştığımız yas duygusunu değil; tuhaf bir huzuru fısıldıyor.
Sanki yatanlar, toprağın altında değil de çiçeklerin içinde dinlenmektedir.
Sanki gidenler için bir ağıt değil, bir bahar şarkısı söylenmektedir.
İşte o an insan şunu fark ediyor.
Belki de ölüm, sandığımız kadar karanlık değildir.
Serviler bize kök salmayı öğretirken, sakuralar bırakmayı öğretiyor.
Biri kalıcılığı fısıldıyor diğeri geçiciliği…
Ve insan, iki ağaç arasında yürürken aslında kendi hayatının içinden geçiyor.
Belki de bu yüzden burası bir mezarlıktan çok, bir hatırlatma mekânıdır:
Yaşarken güzelliği fark etmenin…
Sevdiklerimize söyleyecek sözleri ertelememenin…
Ve en önemlisi, hayatın da tıpkı sakura çiçekleri gibi kısa ama büyüleyici olduğunun farkındalığını hatırlatmaktadır.

Karacaahmet Mezarlığı 33. Ada…
Bir cennet bahçesi mi, yoksa hayatın en gerçek aynası mı?
Japonya’ya “SakuraŞölenlerini” izlemek üzere bilet aldınızsa hemen iptal edin ve çiçek mevsimi vazgeçmeden Karacaahmet Mezarlığı 33. Ada’yı ziyaret edin lütfen. Belki de sizden gidecek bir dua, size de huzuru beraberinde getirecektir.
Son söz olarak, bu denli temiz ve bakımlı tutulmaya özen gösteren yetkililere sonsuz teşekkürler.
Saygılarımla…
Melahat Erten Tekeşin.