Chp ne yapmalı, Bizler ne yapmalıyız !?

Hepimizin bildiği sözleri Yahya Kemal Beyatlı’ya, müziği Münir Nurettin Selçuk’a ait segâh makamında mükemmel bir şarkıdır ;
“Dönülmez akşamın ufkundayız , vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm , nasıl geçersen geç”…
Geçeceğiz de, nasıl geçeceğiz peki..
Daha önceki yazımda Chp’ye yapılan bu operasyonlarla ilgili ne düşündüğümü ve nasıl bir tutum sergileyeceğimi aktarmıştım derinlemesine.
Kısaca;
Tüm bu yapılanların çeşitli ve bazen haklılıklar da içeren argümanlarla “Sol kesimden” bazı arkadaşların da katıldığı biçimde “Bir temizlik operasyonu” olduğunu savunanlar var.
Bir de benim gibi ;
“Bugün, herhangi maddi delilleri net olarak ortaya konulmamış, Hukukun en temel ilkesi olan Masumiyet karinesi hiçe sayılarak, baştan mahkum eden tutumlarıyla, ortaya boca ettikleri tüm iddiaları üst, üste koyup, yüzlerle, binlerle çarpsanız dahi, 23 Yıllık ( Belediyelerde daha da fazla) Akp iktidarında kendi yaptıklarının çeyreği kadar tutmayacak miktarlarda açık, net, bilinen “Deve dişi” gibi yolsuzluklar ortada dururken,
Bunlarla ilgili tüm şikayetler ve kamuoyu baskısına rağmen hiçbir soruşturma, kovuşturma yapılmamışken, Üstelik yargıyı bu cılız muhalefete dahi tahammül edemediğinden, onu toptan yok etmek için bir silah olarak kullanan, Anayasa, Hak, Hukuk, Adil yargı kavramlarından tamamen habersiz, kendilerinden olmayan herkese düşman hukukundan beter “İmha Hukuku” uygularken, kendilerine fiili dokunulmazlık kazandıran kanunsuzlar İktidarının yürüttüğü tüm bu Soruşturmalar, “Temizlik” değil, açık, net Siyasi Linç, karşı tarafı “İmha” davalarıdır. Ve iktidar bunu haklı, haksız, dürüst, hırsız demeden, hiçbir ayrım yapmadan, topyekün bir Cephe harekatıyla yapmaktadır.
O halde, bizler de Adaleti, Hukuku, Ahlakı, Vicdanı olmayan bu “Hayasız akına” bütün tali tartışmalarımızı bir süreliğine erteleyerek topyekün ve tam Cepheden karşı durmalıyız, amacımız da bu Cepheyi genişletmek, detaylarda boğulmadan kuvvetlice tahkim etmek olmalıdır. Koşullar kendi gerçekleriyle değerlendirilip, stratejiler de buna göre üretilir..
Bu karşı duruşumuz, içimizdeki “Çürük yumurtaları” aklama anlamına gelmez.. Aksine, eğer Chp’li Belediyelerde yolsuzluk, hırsızlık yapanı varsa (Ki, İnsan faktörü sonuçta “Asla yoktur” diyemeyiz, bariz bildiklerimiz de vardır elbet) kamuoyundaki “Siyasi linç” algısı ve gerçekliği ile bunlara da bir masumiyet kazandırırız.
Örneğin, Adana B. Başkanımız Z. Karalar , Adıyaman’da A. Tutdere veya Tunç Soyer gibi sayamayacağımız daha birçok tertemiz insanların temizliği, paklığı, masumiyeti üzerinden hiç istemediğimiz, karşılarında olduğumuz gerçek hırsızları da aklarız, temizleriz, dahası bu Hukuksuz linç davaları onlara hiç hak etmedikleri bir mağduriyet alanı yaratır, bu mağduriyetleriyle de yine Siyasette tutunma gerekçeleri yaratırız onlara, hiç hakları yokken.

Diğer yandan,
İktidarın olabildiğince kirli, pis ellerinden “Temiz eller” beklemek, bu kirli , pis ellerin gelip evimizi, yuvamızı temizleyeceğini, içimizden, ailemizden bazılarını “Adam edeceğini” düşünmek, Onun “Muaviye Hukuku”uyla gerdeğe girip, ondan Adalet beklemek tarihi en büyük yanılgı olur, tıpkı Akp’den “Demokrasi” bekleme salaklığının ötesine geçip, destek vererek sonunda “İhanete” varan “Yetmez ama Evetçiler”in durumuna düşmek gibi, bu da bizlerin en büyük utancı olur elbet.
Bu yüzden Cepheden karşı çıkacağım, Halkımızın iradesine sahip çıkacağım, herhangi bir saldırıda kişilerin niteliğine bakmadan gidip Belediyelerimizi savunacağım, bu tuutm “Kirli” dediğimiz Şahısları savunmak değildir, Halkın iradesini ve Partimi savunmaktır, aklın gereği “Pire için yorgan yakmamaktır” ve inancım ;
Chp’deki kiri, çöpü temizleyecek dünyada başka daha temiz güç yoktur yine Chp’lilerden başka” cümlesindedir.
Şimdigelelim Chp’ye;
Bugün soruşturmalarda ortaya çıkanlara baktığımızda sadece “Örgüt lideri” denilen ve ne hikmetse dışarıda gezen karanlık bir İş adamının iftiralarına dayanmadığını görüyoruz..
Bazı Belediye çalışanlarının da itirafçı oldukları, bazılarının korkutularak, bazılarının da korkutulmaya gerek kalmadan , sanki bu kumpaslarda görev almışlarcasına, dahası, önceden Akp tarafından “Yok edilmek istenen” Belediyelere “Ajan” gibi sokulmuşlar gibi davranan “Chp’liler” de var..
Hani iktidar kanadı “Şikayet eden Chp’liler, Şikayet edilen Chp’li” dediklerine gerekçe olan Truva atları..
Peki kardeşim, Chp’nin hiçbir noktasında görev almayan, örgütlerle uzak, yakın ilişkisi olmayan, (Buralarda sık, sık yaşadığımız gibi, Önce Listelere konulup aday yapılan, daha sonra üye yapılarak Chp’li olan) bu Truva atlarını, çürük yumurtaları nende soktunuz partiye ??
Neden onları listelere aldınız, neden onlara etkin noktalarda, özellikle akçeli işlerde, makam, mevkilerde görev verdiniz ??
Hangi ilişkiler vardı aranızda, bu “Atamaların” karşılığı neydi ? Bunları seçerken hangi kriterleri uyguladınız ? Hısım, akraba olanlardan mı seçtiniz, ya da “Süper yetenekler” oldukları için mi?
Neden soktunuz Partimizin listelerine, kadrolarına bu “Ne idüğü belirsiz” tipleri, daha düne kadar bize düşman, ideolojimize, kutsallarımıza küfreden eski Akp’li, Mhp’li, Fetocu kırıntılarını, Sağdan sızan meczupları, Çürük yumurtaları, Truva atlarını ?!?
Neden bunları yaparak “Düşmanlarımıza” kaşıyacakları açık yaralar bıraktınız da bugün gelip kaşıyor, kanatıyorlar bizi? Sırf bu yüzden bile bu Millete de partiye ihanet ettiniz, defolun” diyebilecek miyiz?
Yoksa ???
İşte tüm düğüm “Yoksaa” şüphesinde ve sorusundadır..
Yıllardır bizler gibi insanların “Partide bir çeteleşme var, bunlar menfaat karşılığı kadrolar, adaylıklar dağıtıyor, akçeli işlerin içindeler, Belediyelere çökmüşler” diye isyanını, haklılığını şimdi anladınız mı ?
Yine “Partide tüm kadrolar Örgütlerden seçilmeli, Önseçimle oluşmalı, parti içi demokrasi sınırsız işlemeli, partide özellikle çıkar ilişkilerine dayanan “çeteleşmeye, gruplaşmaya” son verilmelidir, Siyaset meslek değildir, Siyaseti meslek edinen Parti rantçıları temizlenmeli, yoksa yarınlarda bunun bedellerini acıyla öderiz,
“Gübreyle yapılan, İdrarla” yıkılır, gelin bu gübrelerle iş tutmayın, çürük taşlarla sağlam bina yapamazsınız, 4-5-6-7 kez inadına Vekil, B. Başkanı yapmayın, kıymayın bu Millete de, Partiye de” diye çırpınmamızı, isyanımızı dinlemediniz, şimdi ne yazık ki haklıyız değil mi?
Şimdi,akıllanacağız mı?
Partide büyük bir iç temizliğe gidecek miyiz?
Hala en etkin görevlerde olan “Parti Çetesi” tüm bu Truva atlarını ve onların kontrolündeki kadrolarının tamamını partiden temizleyecek miyiz ? Bu isimleri kimlerin atadığı, listelere kimlerin soktuğu, çoğu Genel Merkezden dikte edilen, direk yollanan bu rezilleri partiye kimlerin bela ettiğini bulup, bu kepazelere gerekli dersleri cezaları verecek miyiz, tamamını partiden ihraç edecek miyiz ?
Şimdi konu budur, acilen yapılması gereken budur, çürümüş , ihanete kurgulanmış bir “Ordu” ile verilecek her savaş baştan kayıp savaştır, bu “İhanet ordusunu” etkisizleştirecek miyiz, yoksa hala partinin en etkin noktalarında kalıp partiyi bu zaaflara itmeye devam mı edecekler?

Chp bunu nasıl yapar..?
Çok kolay.. Sadece 6 Ayda biter bu iş..
Üyeleri sıfırlarsınız, yeniden, hiçbir ön koşul olmadan , artık adeta aile şirketine dönüşmüş İl,İlçe örgütlerinin yöneticilerinin etkisinden tamamen uzak, sadece kişi beyanına dayanarak başvuranların kolayca üye olabileceği sistemi kurarsınız, “Online üyelik” vs gibi.. ( Sonrasında Üye olmaya engeli varsa ihraç kurumunu işletebilirsiniz)
Ardından Tüm İl ve İlçelerde bütün organların tamamını sadece Üyelerin tercihi ile en demokratik biçimde çarşaf listelerle Yönetim kadrolarını oluşturursunuz…
Demokratik usullerle Parti üst organlarını oluşturursunuz, Parti bu yeni, dinamik ve sahici kadrolarla derhal Tüzük tadilatı için yine bir kurultaya gider, daha önce bize yutturduğunuzu ucube, “Yeni tüzük” dediğiniz ve aslında eskisinden de beter bu ucube tüzük değişir, Parti içi demokrasinin önü şartsız, koşulsuz, kesin hükümlerle açılır…
Tüzüğe muhakkak ilave edilmesi gereken bir madde “geri çağırma” maddesi olmalıdır.
Bir yörede, hangi makam, görev olursa olsun, belirlenmiş sayıda Üyenin isteği ile bu görevdekiler geri çağrılabilmeli, makamlarından da istifa etmeliler, seçilmesiyle elde ettiği tüm avantajlarına son verilebilmelidir. Seçilenler de en baştan bu taahhütleri vererek aday olabilmeliler..
Bu yolla partinin önü açılmış olur, Partiye alakası olmayan, onun kültüründen beslenmemiş, dışarıdan toplanan “ne idüğü belirsiz”, kimliksiz, kişiliksizlerin, Truva atlarının, çürük yumurtaların da önüne geçilmiş olur ayrıca, yani Chp’yi, gerçek Chp’liler yönetir..
Parti, gerçek, sahici kadrolara kavuşacağı için bugün içinde bulunduğumuz sıkıntıların da çözümünü üretmiş, sapasağlam bir yapıyla Milletin önüne çıktığında önünde duracak engelleri kolaylıkla aşacağı kesindir.. Ayrıca, Chp’liler iyi bilir, Chp’de kurultaylar sanılanın aksine “İç kargaşa” aracı değil, aksine uyuyan örgütleri uyandırma, mobilize etme, hareket ve canlılık kazandırma aracı olmuştur hep.
Eğer yapmazsa, korkarım ki bu yapıyla gelecek olan bu kasırgalara fazla dayanamaz, devamında, partide istemediğimiz yıkımlar, hasarların olacağını tahmin etmek de zor olmasa gerek..
Dünlerde yapılmayan bu doğru hareketler, alınmayan bu aksiyonlar bugünleri yaşatmıştır bizlere..Bugünlerde yine alınmayacak bu önlemler, aksiyonlar yarınlarda daha büyük buhranlarla baş, başa bırakacağı kesindir.
Biliyorum, uzattık ama yürek yanınca feryadı da böyle oluyor,
Tüm Chp’lilerin bu konuları derinlemesine düşünüp artık bir tutum belirlemeli gerekiyor..
Yine, yukarıda saydığımız türden Partiye yamanan, sadece onun rantına talip, yancı modellerin benzeri olan, yöremizdekilerden bildiğimiz “Çürük yumurtaların” yaptığı gibi, korkudan sesini çıkartmayıp, ”Aman sesimi çıkartmayayım, ortalık karışık, ben yanmayayım, başkası yansın” dedikleri, olası bir saldırıda çoğunun “İtirafçı” olacağı bu montajlanmış tipler gibi, gerçek Chp’lilerin suskun kalarak, saklanmayacaklarını, bu zor zamanlarda yüreklice tavırlarını ortaya koyup Partilerine sahip çıkacaklarını, pisliklere de, kanunsuz saldırılara da tam cepheden karşı durup, mücadele edeceklerini biliyorum..
Saygıyla..

















































