Eğitim-İş’in “Laik Eğitim Yürüyüşü” ve ÇEDES Tartışmalarına Küçük Bir Katkı

ÇEDES Projesi ve Bakanlıklar Arası İş Birliği: Kreş ve Gündüz Bakımevleri Üzerine Bir Değerlendirme

ÇEDES Projesi Nedir?

ÇEDES (Çevreye Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çikiyor çiziyorum umut), çevre bilincini artırmak, gençlerin toplumsal değerlerle donatılmasını sağlamak ve sosyal sorumluluk projelerini desteklemek amacıyla başlatılan bir projedir. 2 Mart 2023 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde hayata geçirilmiştir.

Proje, gençleri çevreye duyarlı ve toplumsal değerlere sahip bireyler olarak yetiştirmeyi amaçladığı iddia edilse de, aslında çok daha geniş bir amaca hizmet etmektedir. ÇEDES, yalnızca okullarla sınırlı kalmayıp, 4-6 yaş grubundaki çocukları da kapsayacak şekilde anaokullarına kadar girmeye başlamıştır. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kreş ve gündüz bakımevlerinde bu protokolün uygulanıp uygulanmadığına dair şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Bu noktada soru şu: Bu proje gerçekten Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kreş ve gündüz bakımevlerinde uygulanıyor mu?

Bakanlıklar Arası İş Birliği ve Protokolün Kapsamı

İmzalanan protokol, gençleri çevre konusunda duyarlı ve toplumsal değerlerle donatılmış bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda çevre ve değerler eğitimi verirken; Gençlik ve Spor Bakanlığı, gençlik merkezleri ve spor faaliyetleriyle katılımı teşvik etmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı ise toplumda dini değerlerin yayılmasına katkı sağlamaktadır.

Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sorumluluğundaki kreş ve gündüz bakımevlerinin bu protokole dahil olup olmadığına dair bir açıklama yapılmamıştır. Bu belirsizlik, çocukların erken yaşlarda alacakları eğitim ve bakım süreçlerini etkileyebilecek önemli bir sorundur. Bu konuda bir iş birliği olup olmadığını sorgulamak gerekmektedir.

Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı özel ve kamu kreşlerinin ve gündüz bakımevlerinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Din Eğitiminin Zorla Verilmesi ve Laiklik Endişesi

Protokolün en tartışmalı yönlerinden biri, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çocuklara din eğitimi verilmesindeki rolüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yer alan laiklik ilkesine aykırı bir şekilde devletin din eğitimi konusunda bir zorunluluk getirmesi, özellikle çocuklar üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.

Çocukların gelişimsel süreçlerinin başında dini inançlar konusunda baskı altına alınması, sadece laiklik ilkesinin ihlali değil, aynı zamanda onların psiko-sosyal gelişimini de olumsuz etkileyebilir. Çocuklar, din gibi kişisel inançları şekillendirecek kadar olgunlaşmamış bireylerdir. Bu tür bir eğitim, özellikle erken yaşlarda zorla verilirse, onların zihinlerini özgürce şekillendirmelerine engel olabilir.

Ayrıca, çocukların bireysel hak ve özgürlükleri ihlal edilebilir; bu da onların özgüvenlerini ve toplumla uyumlarını olumsuz etkileyebilir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na Bağlı Kreş ve Gündüz Bakımevleri

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kreş ve gündüz bakımevleri, çocukların güvenli bir ortamda bakım almasını ve gelişimlerinin desteklenmesini sağlamayı hedeflemektedir. Bu kurumlar, çocukların eğitim sürecine katkı sağlamak ve sosyal beceriler kazanmalarını amaçlamaktadır.

Ancak ÇEDES Projesi kapsamındaki protokolün kreş ve gündüz bakımevlerine nasıl entegre edileceği ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın din eğitimi konusundaki rolü henüz netleşmemiştir. Bu, hem devlet hem de toplum için ciddi bir belirsizlik yaratmaktadır.

Eğer kreş ve gündüz bakımevlerinde çocuklara zorla din eğitimi verilmesi söz konusu olursa, bu durum ciddi bir laiklik ihlali anlamına gelir. Çocukların dini inançları konusunda özgür bırakılmamaları, onların gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu tür bir eğitim, çocukların bireysel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmasına ve psikolojik olarak baskı altında hissetmelerine yol açabilir.

Sonuç ve Beklentiler

ÇEDES Projesi, gençleri çevre bilincine sahip, toplumsal değerlere duyarlı bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflese de, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kreş ve gündüz bakımevlerinde bu protokolün nasıl uygulanacağı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın din eğitimi konusundaki rolü hakkında bir açıklama yapılmamıştır.

Bakanlıkların, çocukların eğitimi ve gelişimi üzerinde doğrudan etkisi olan bu tür protokoller hakkında şeffaflık göstermesi ve bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerekmektedir.

Zorla din eğitimi verilmesinin laiklik ilkesine aykırı olduğu ve çocukların gelişim süreçlerini olumsuz yönde etkileyebileceği göz önünde bulundurularak, ilgili bakanlıkların daha dikkatli ve hassas bir yaklaşım sergilemesi gerekmektedir.

Çocukların bireysel hakları ve özgürlükleri, eğitim ve bakım süreçlerinde her şeyin önündedir!

Zorunlu Din Dersine Hayır!
ÇEDES’e Hayır!