Geç Kalmış Bir İyilik, Eksik Kurgulanmış Bir Hizmet mi?

Duyduk ki Kuşadası Belediyesi, Kent lokantası açmaya karar vermiş. Üstelik yer de belirlenmiş, ihale süreci de başlamış. “Hayırlı olsun” diyelim elbette. Dar gelirli yurttaşlarımız için sıcak bir çorba, uygun fiyata bir öğün imkânı azımsanacak bir adım değil. Lakin bu sevindirici haberin gölgesinde bazı sorular da ister istemez gündeme düşüyor.

Öncelikle, bu karar neden bu kadar gecikti? Başkan Ömer Günel ikinci döneminde. Daha Didim’in henüz çiçeği burnunda Belediye Başkanı bile ikinci halk lokantasını açarken, Kuşadası gibi bir yerde şimdiye dek böyle bir adım atılmamış olması düşündürücü. Eğer bu ilk dönem olsaydı “vizyon” der, alkışlardık. Şimdi ise “gecikmiş adalet, adalet değildir” sözüne benzer bir sitemle karşılıyoruz bu geç kalmış hizmeti.
İhale süreci ise başlı başına bir başka tartışma konusu. Memlekette ne zaman bir “ihale” kelimesi geçse vatandaşın aklına türlü türlü şaibeler gelir. Hele ki söz konusu olan, tamamen sosyal amaçla yapılması gereken bir Kent lokantasıysa… Şeffaflık burada temel ilke olmalı. “Biz yaptık oldu” anlayışının, özellikle kamusal yardımlarda geri dönülemez zararlar doğurduğunu geçmişten iyi biliyoruz.
Bir diğer önemli mesele de şu: Bu lokantadan kimler faydalanacak? Üzülerek söylüyoruz ki ülkemizde hâlâ ihtiyacı olmadığı hâlde kendini her sosyal yardımın merkezine yerleştiren, hakkı olanı da dışlayan bir kurnazlık kültürü mevcut. O yüzden “dar gelirli vatandaşlarımız için” diye açılan kapılar, bazen gerçek ihtiyaç sahiplerinin yüzüne kapanabiliyor. Bu da yardımın doğasına ihanet anlamına geliyor.

Oysa çözüm basit: Belediyenin elinde “Adakart” sahiplerinin verisi mevcut. İyi niyetli bir filtreleme, hem hizmetin doğru kişilere ulaşmasını sağlar hem de “Ucuzmuş” diye yığılacak vicdansız kalabalıkların önünü keser. Umarız ki bu konuda ciddi bir planlama yapılmıştır.
Ve son olarak en kritik soruya gelelim: Bu lokantaları kim işletecek? Aldığımız bilgilere göre Arya tarafından işletilmesi düşünülüyor. Şimdi burada durup düşünmek gerekiyor. Arya, Kendi alanında farklı bir faaliyet gösteren bir yapılanma. Bu bambaşka bir iş. Sosyal yardım gibi tamamen kamu vicdanına ve eşitliğe dayalı bir hizmetin, başka bir alanda faaliyet gösteren bir yapıya teslim edilmesi ne kadar doğru?

Bu tür sosyal projelerde en ufak bir şaibenin izi bile, kamuoyunda geri dönüşü zor güvensizliklere yol açar. Hele hele seçim dönemlerinde konuşulan “yakın çevreye iş sağlama” gibi söylentilere kapı aralanırsa, bu hizmet amacına değil, dedikoduya hizmet eder hale gelir.
Sonuç olarak Kent lokantası fikri, geç kalınmış olsa da doğru bir adımdır. Ancak doğru bir hizmet, ancak doğru yöntemle, doğru adreslere ulaştığında anlam kazanır. Kuşadası Belediyesi umarız ki bu konuda gerçekten şeffaf, planlı ve hakkaniyetli bir yol izler. Zira sıcak bir çorba, doğru elde hayata değer katar; yanlış ellerde ise sadece reklam olur.
















































