Haberi dinleyebilirisiniz!

Kuşadası’nda Kentsel Ağaçlandırma Seferberliği Yapmalı

Kuşadası 265 kilometrekare yüzölçümü ile Aydın ilinin ancak %3.25’ini oluşturmaktadır. Ancak nüfus bakımından üçüncü büyük ilçe konumunda olsa da yaz aylarında en çok nüfus barındıran ilçe özelliğini taşımaktadır. Yoğun nüfus baskısı ve konutlarda yüksek rant belediye hizmetlerini zora sokmaktadır. Bu nedenle Kuşadası adeta betona teslim olmaktadır. Halbuki Kuşadası ülkemizde turizmin başladığı yer olarak kabul edilir. Teknolojideki gelişmelere ve nüfus artışına paralel olarak, plansız ve sağlıksız gelişen Kuşadası gibi turizm kentlerimizde doğaya olan özlem giderek artmaktadır.

Bu kapsamda, Kuşadası gibi yoğun baskı altındaki yerleşimlerde kentsel yeşil alanlar ve bu alanların en önemli ve baskın elemanları olan ağaçlar, insan ile doğa arasındaki bozulan ilişkinin dengelenmesinde ve kentsel yaşam koşullarının iyileştirilmesinde önemli yere sahiptir. Kent ağaçlandırılmasında ekolojik, işlevsel, estetik, ekonomik, sosyo-kültürel, rekreasyonel birçok faydanın göz önünde bulundurularak teknik ve rasyonel bir şekilde planlanması, tasarımı ve yönetilmesi gerekmektedir. Kent ağaçlarının sağladığı faydaların bilimsel araştırmalarla belirlenmesi ve envanter çalışmasının yapılması, verilerin kent bilgi sistemlerine entegre edebilmesini sağlayarak geleceğe yönelik sürdürülebilir planlama-tasarım, yönetim, organizasyonuna imkan sağlayacağı düşünülmektedir.

Hepimizin bildiği gibi kentlerdeki asfaltların ve binalar, yoğun nüfus ve az bitki örtüsüyle birleşince yüksek sıcaklıklara yol açmaktadır. Zaten sıcak iklime sahip Kuşadası gibi turizm kentlerinde bu etkiden kurtulabilmek ve kentte yaşayan insanların sağlıklı bir ortamda nefes almasını sağlayabilmek için ağaçlandırma, daha doğrusu yeşillendirme çabalarına önem verilmesi bilim insanları tarafından söylenmektedir. Betonlaşma sonucu ortaya çıkan yüksek kentsel ısının insan sağlığında yarattığı problemlerin kentleri sadece yüzde 30 oranında ağaçlandırarak giderilebileceğini yine uzmanlar belirtmektedir.

Konu ile ilgili olarak 2015 yazında kentlerdeki sıcaklığın kırsal alanlara göre 1.5 derece daha fazla olduğu tespit edilen çalışmada, kentlerdeki yeşil alanları artırmanın hava sıcaklığını düşürmenin yanı sıra çevre ve gürültü kirliliğini azaltacağı tespit edilmiştir. Bu çalışmada kentlerin iklim ve konumlarına uygun şekilde belirlenen ağaç ve çalı formasyonların uygulanması ile kısa sürede olumlu etkiler ortaya çıkmaktadır.

Gelin farklı bir örneğe bakalım.

Bundan iki yıl önce İtalya Toskana’daki Prato Kent Meclisi, dünyadaki ilk kentsel orman alanını yaratmayı amaçlayan bir projenin (PNAT tarafından) planlarını onayladığını duyurdu. Proje, yaygın olarak bilinen basit kentsel yeşillendirme veya ağaçlandırma önlemlerinin ötesine geçmeyi hedefliyor. Özellikle yüksek yoğunluklu belirli alanlarda olabildiğince çok bina yüzeyini ve bina içi alanların yeşil alan olarak kaplanması hedefleniyor. Sadece İtalya değil elbet, başta İngiltere olmak üzere çok sayıda ülkede bina yeşillendirme çalışmaları yoğun olarak görülüyor.

Bu büyük ölçekli girişimin basit olarak kenti yeşillendirmek dışında iki ana hedefi var: Birincisi, sanayi parkları, sosyal konutlar gibi şimdiye kadar terk edilmiş veya yeterince kullanılmamış kentsel alanları ve binaları yaşanabilir yeşil alanlara dönüştürmek. İkincisi, kent sakinlerine boş zamanlarını geçirip, spor yapabilecekleri, sosyalleşebilecekleri çekim merkezi olacak yeşil bölgeler oluşturmak.

Temelde hedeflenen, azalan ve marjinalleşmiş alanların gençleşmesi ve bunların yeni sürdürülebilirlik ve cazibe merkezlerine dönüştürülmesi olarak ifade edilirken, bitkilerin atmosferik kirleticileri azaltmaya yarayacağı, toprağı eski haline getirmeye ve ısı adalarında sıcaklığı düşürmeye yardımcı olacağının da altı çiziliyor.

Kuşadası’nın basit bile olsa Kentsel Ağaçlandırma Seferberliğine çok ihtiyacı var. Ayrıca Toskano örneğinde olduğu gibi bina iç ve dış alanlarını yeşillendirmek, yeni yaşam alanları oluşturmak, toprağın yağmur suyuna kavuşmasını engelleyen kaplamaları ortadan kaldırmak ve kentin dokusunu yeniden oluşturmak gerekir. Bu konuda en büyük görev yerel yönetimlere, yani Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na düşmektedir. Başkan Ömer Günel vizyoner yapısıyla bu işi çözebilecek güce sahiptir. Kuşadası’nda yaşayan biri olarak kendisinden kentimize sahip çıkmasını istiyoruz. Bu Konuda kentteki demokratik kitle örgütleri her zaman Başkan Ömer Günel’in yanında olacaktır. Örgütlerin desteği Başkan Ömer Günel’e artı güç olacaktır.

“İyi bir ağaca sarılan gölgesiz kalmaz.” (Cervantes)

Hüseyin ASAR