Haberi Dinlemek için TIKLAYINIZ...!

BİR ÖMRÜN ARDINDAN KALAN SESSİZLİK

Şair Güler Tekeşin Kabaoğlu’nun Kaleminden Yükselen Acı: “Şimdi Her Koltukta Hayali Kaldı…”

Bazı kayıplar vardır; yalnızca bir insanı değil, bir ömrü eksiltir…
Bazı vedalar vardır; ardından kapanan kapıdan sadece bir beden değil, yılların alışkanlığı, sesi, nefesi, sabahı ve akşamı da çekilip gider.
İşte Güler Tekeşin Kabaoğlu’nun eşi Rasim Kabaoğlu’nun ardından kaleme aldığı satırlar, tam da böyle bir hayatın içinden yükselen sessiz çığlık oldu.
Aslen Ardeşen’li olan Kabaoğlu ailesinin yaşadığı büyük kayıp, yakın çevresinde derin bir hüzün yarattı. Yıllardır şiirleriyle insan ruhunun en kırılgan yerlerine dokunan Güler Tekeşin Kabaoğlu, bu kez kendi yüreğinin enkazını kelimelere bıraktı.
“Evimin bu kadar büyük ve sıkıcı, sessiz ve ıssız olduğunu anlamamıştım… O’nu kaybedene kadar…”
Bu cümle yalnızca bir eşin ardından söylenmiş söz değil; birlikte geçirilen elli dört yılın, ortak yaşanmışlıkların ve omuz omuza yürünmüş bir hayatın özeti gibiydi.
Kabaoğlu’nun paylaşımındaki ayrıntılar, ölümün ardından insanın en çok neyi kaybettiğini de anlatıyordu aslında:
Birlikte içilen sabah çayı…
Balkondaki sessiz bakışmalar…
“Çiçek oldun şimdi” diyerek başından öpülen bir hayat arkadaşı…
Ve insanın gününü anlamlı kılan o küçük alışkanlıklar…
Şairin satırlarında yas; gösterişli cümlelerle değil, evin içinde dolaşan sessizlikle büyüyordu.
“Ben şimdi duvarlarla mı konuşacağım…” diye sorarken, yalnızlığın insana nasıl ağır geldiğini değil; sevginin bir ömrü nasıl ayakta tuttuğunu anlatıyordu.
Rasim Kabaoğlu’nun ardından yazılan bu metin, bir veda yazısından çok daha fazlasıydı.
Bu satırlar; sadakatin, emek verilmiş bir evliliğin, birlikte yaş almanın ve birbirine yaslanarak geçirilen yarım asrın tanıklığıydı.
Bugünün hızla tüketilen ilişkileri içinde, elli dört yıllık bir beraberliğin ardından gelen bu sessizlik; aslında bir dönemin, bir zarafetin ve bir hayat terbiyesinin de vedası gibi…
Egeden Medya Haber ailesi olarak, Genel Yayın Yönetmenimiz Ekrem Örsoğlu’nun da yakınları olan Kabaoğlu ve Tekeşin ailelerinin acısını içtenlikle paylaşıyoruz.
Geride bazen yalnızca bir fotoğraf değil, bir ses kalır…
Ve bazı insanlar gittikten sonra, evler gerçekten büyür.