2024 / 2025 DERS YILI BİTERKEN

Yurdumuzda 2024-2025 eğitim öğretim yılının sonuna geldik. Bu vesileyle, öncelikle bazı temel eğitim verilerini hatırlatmak isterim:
Öğretmen Sayısı:
84.067 okul öncesi, 308.636 ilkokul, 378.203 ortaokul ve 397.991 ortaöğretim olmak üzere toplam 1.168.885 öğretmenimiz örgün eğitim sisteminde görev yaptı.
Öğrenci Sayısı:
1.954.202 okul öncesi, 5.644.386 ilkokul, 5.314.797 ortaokul ve 5.569.881 ortaöğretim öğrencisi olmak üzere toplam 18.710.265 öğrencimiz örgün eğitime kayıtlıdır.
Okul Sayısı:
18.866 okul öncesi, 25.245 ilkokul, 18.850 ortaokul ve 12.596 ortaöğretim kurumu olmak üzere toplam 74.467 okulumuz hizmet vermiştir.
Derslik Sayısı:
608.883’ü resmi, 134.146’sı özel olmak üzere toplam 743.029 dersliğimiz mevcuttur. Derslik başına düşen öğrenci ortalaması ise 35-40 civarındadır.

Eğitimde Başarı Durumumuz
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredat değişikliği, öğretmen atama sorunları, ÇEDES projesi, yetersiz okul yöneticileri, “Proje Okulu” uygulaması, yaz saati ısrarı, öğrencilerin beslenme, ulaşım ve eğitim giderlerinin karşılanmaması, taşımalı eğitim sistemi, okulların altyapı ve fiziki eksiklikleri ile bölgesel, cinsel, sınıfsal eşitsizlikler ve ideolojik eğitim yaklaşımı, eğitimdeki başarıyı ciddi biçimde olumsuz etkilemektedir.
Bu tablo, öğrencilerimizin katıldığı uluslararası sınavlardaki düşük başarı düzeylerinde açıkça görülmektedir.
Acil Çözüm Bekleyen Eğitim Sorunları
Tüm okul kademelerinde okutulan ders kitapları bilimsel ve çağdaş bir anlayışla hazırlanmalıdır.
4-10 yaş grubundaki çocuklarımızı korku ile değil; insan, doğa ve hayvan sevgisi ile; merhamet ve adalet duygularıyla eğitmeliyiz.
Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu kavramları çocuklara nasıl kazandırmayı planlıyorsunuz?
Ders kitaplarındaki görsellerde çocukların mutlaka takkeli ya da örtülü olması şart mı?
Görsellerde başı açık kız, anne, öğretmen oranlarına hiç baktınız mı?

Öğretmen Atamaları ve Yönetici Sorunu
Bugün öğretmen atamalarının önünde aşılamaz bir KPSS duvarı duruyor. Mezun olan 100 öğretmenden yalnızca 15’i atanabiliyor. Üstelik mülakat da ayrı bir engel haline gelmiş durumda.
MEB, öğretmenlerden sonra okulları da “Proje Okulu” safsatası ile böldü. Bu politikalar sonucunda, 2002 yılında %1.9 olan özel okul oranı 2024’te %9.3’e yükseldi. Özel okulların devlet okullarına oranının %23.5’e çıkmış olması düşündürücüdür.
Üzülerek belirtmeliyim ki, okul yöneticilerinin çok büyük kısmı iktidar yanlısı bir sendikanın üyesidir. Yönetici atamalarında kariyer, liyakat, sorumluluk alma ve problem çözme kriterleri yalnızca kâğıt üstünde kalmaktadır.
Bir Hayal: Başarılı Bir Eğitim Sistemi
Milli Eğitim Bakanlığı’nın ideolojik bakış açısıyla; fen ve teknolojiden, matematikten uzaklaşması; fen liseleri ile imam hatip liseleri arasındaki dengenin hâlâ aynı kalması gibi sorunlar giderilmediği sürece, başarı beklemek, Ay yüzeyine sert iniş yapacak bir uzay aracı göndermek kadar hayalidir. O kadar yani.
Yoksa bazı kurumların her ayın ilk haftasında yayınladığı verileri bildiğiniz gibi doldurur, toplumu değil, kendinizi kandırırsınız. Bu nedenledir ki, Türkiye’deki 280 üniversitenin hiçbiri uluslararası sıralamalarda ilk 300-500 arasında yer alamamaktadır. Siz de bunun yerine öğretim üyeleriyle, öğrencilerle, ÇEDES karşıtı öğretmen ve velilerle uğraşırsınız. Malum medyada yayınlanan görüntülere “gerçek” diye sevinirsiniz.

Son Söz:
Emekli bir eğitimci olarak sadece şunu söyleyebilirim: Arada bir uyanın. Çevrenizde ne olup bitiyor, bakınız.
Sevgili öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, ailelerimiz… Her şeye rağmen bu yılı da geride bıraktınız. Tatili fazlasıyla hak ettiniz. Hepinize iyi tatiller diliyorum.
Ve bir hatırlatma: Toplum olarak akıl ve beden sağlığımızı korumamız gerekiyor.
Saygılarımla,
19 Haziran 2025
Kuşadası
















































