Haberi dinleyebilirisiniz!

DEM Parti Aliağa: “Sanayi Değil, Emek ve Doğa Üzerindeki Baskı Yükseliyor”

EMH – DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, bölgede hızla artan sanayi yatırımlarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. İlçe örgütü, resmi söylemlerde “ekonomik büyüme” olarak sunulan gelişmelerin aslında emekçilerin haklarını zayıflattığını, halkın yaşam alanlarını daralttığını ve doğayı geri dönülmez şekilde tahrip ettiğini vurguladı.

Açıklamada, Alsancak Limanı’ndan yükün Aliağa’ya kaymasının yalnızca ticari bir değişim olmadığına dikkat çekildi. Bu yönelimin, işçi sınıfının örgütlü gücünü zayıflattığı, emekçileri denetimsiz bir sanayi kuşağına sıkıştırdığı ifade edildi.

“Her yeni iskele, her yeni vinç yatırımı uluslararası sermaye için kârı büyütürken; işçiye düşük ücret, uzun mesai ve iş cinayetleri, halka ise hava kirliliği, trafik kaosu ve sağlık sorunları kalıyor” denildi.

“Dağları Delmek Değil, Hakları Güvence Altına Almak Gerek”

Örgüt, geçtiğimiz günlerde ALOSBİ Başkanı Haluk Tezcan’ın, “Hükümetimiz uygun görürse arkamızdaki dağı da delip yeni bir ALOSBİ yapmak istiyoruz” sözlerini hatırlatarak bu yaklaşımı “doğayı gözden çıkaran zihniyetin somut göstergesi” olarak değerlendirdi.

DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, halkın çıkarının yeni sanayi bölgeleri yaratmakta değil, emek, ekoloji ve demokrasi mücadelesini güçlendirmekte olduğunu belirtti. Açıklamada şu talepler öne çıktı:

Taşeronlaşmanın son bulması ve sendikal örgütlenmenin önünün açılması,

İşçi sağlığı ve güvenliği için bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması,

Her yatırımın halkın katılımıyla şeffaf çevresel değerlendirmelerden geçmesi,

Liman ve sanayiden elde edilen gelirlerin bölge halkının sosyal ihtiyaçlarına ayrılması.

“Halk İçin, Emek İçin, Doğa İçin”

DEM Parti Aliağa, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Aliağa’da bugün yalnızca konteynerler değil; işçilerin alın teri, halkın sağlığı ve doğanın dengesi de elleçlenmektedir. ‘Aliağa yükseliyor’ söylemi işçiler ve yoksul halk için aslında bedel ödemek anlamına gelmektedir. Yaşanabilir bir Aliağa, demokratik ve özgür bir İzmir, adil ve ekolojik bir Türkiye için halkın sesi olmaya devam edeceğiz.”