Kuşadası’nda “40 Yıllık Proje” Tartışması: Tarih Yok Ediliyor, Sessizlik Büyüyor!

Kuşadası Kısmet Otel arazisinde yürütülen inşaat çalışmaları, doğa tahribatı, heyelan riski ve kamuoyuna yapılmayan açıklamalar nedeniyle büyük tepki çekiyor. Uzman raporlarına rağmen çalışmaların sürmesi “Kim koruyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Rahmi Dilligil Haberi/Aydın – Kuşadası’nın simge noktalarından biri olan Kısmet Otel arazisinde yürütülen inşaat faaliyetleri, yalnızca bir yapılaşma süreci olmaktan çıkmış; kentin hafızasını, doğasını ve güvenliğini tehdit eden ciddi bir krize dönüşmüştür.
Edinilen bilgilere ve sahadan yapılan gözlemlere göre, yarımada üzerindeki doğal bitki örtüsü tamamen yok edilerek alan adeta çıplaklaştırıldı. Bununla da kalınmadı; yarımadanın jeolojik dengesi hiçe sayılarak deniz seviyesine kadar kazı yapıldığı, bölgenin doğal formunun geri dönülmez şekilde tahrip edildiği tespit edildi.
En çarpıcı gelişme ise, yamaç yapısının doğal merkezi olarak bilinen “topuk” kısmının iş makineleriyle sökülmesi oldu. Bu müdahale sonrası bölgede toprak kaymaları meydana gelirken, ulaşımı sağlayan yolun çöktüğü ve trafiğe kapandığı bildirildi.

Yer bilimci Prof.Dr. Övgün Ahmet Ercan ve TMMOB Kuşadası temsilciliği tarafından yapılan teknik incelemeler sonucunda hazırlanan raporlarda; inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması ve bölgenin kontrol altına alınması gerektiği açıkça ifade edildi. Söz konusu raporlar ilgili kurumlara iletilirken kamuoyu da bilgilendirildi.
Ancak aradan geçen yaklaşık üç aylık süreye rağmen ne inşaat faaliyetlerinde bir durdurma kararı alınmış ne de kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapılmıştır.

Daha da dikkat çekici olan ise, rüşvet ve irtikap suçlamaları nedeniyle tutuklu bulunması sebebiyle İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Ömer Günel’in süreçle ilgili net bir tavır ortaya koymaması oldu. Başkanın yalnızca “40 yıl önceki proje uygulanacak” yönündeki açıklaması ise soruları yanıtlamak yerine daha da artırdı.

Öte yandan, Seçilen Kuşadası Belediye Başkan Vekili Av. Tahsin Demirtaş’ın da konuya ilişkin sessizliğini koruması, kamuoyunda “bilgi mi saklanıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Sahada yapılan son gözlemlerde ise durumun daha da vahim bir boyuta ulaştığı görülüyor. Yamaç merkezine yakın bölgede kepçelerle sürdürülen hafriyat çalışmalarında, kazının deniz seviyesinin altına kadar indirildiği tespit edildi. Bu durum, olası bir heyelan riskini daha da artırırken, can ve mal güvenliği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.


Tüm bu gelişmelere rağmen, teknik raporların varlığına ve açık uyarılara karşın herhangi bir idari işlemin yapılıp, yapılmaması ile ilgili açıklama yapılmaması dikkat çekiyor. Kamuoyu ise tek bir soruya yanıt arıyor:
Bu inşaatı kim, neden durdurmuyor?
Kuşadası’nda yaşanan bu süreç, yalnızca bir yapılaşma meselesi değil; aynı zamanda kamu yönetimi, şeffaflık ve kent hakkı açısından da ciddi bir sınav niteliği taşıyor.
Editör Notu: Usta sanatçı ve eski Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Rahmi Dilligil’in duyarlılığıyla gündeme taşınan bu konu, “kentin hafızasına sahip çıkma” çağrısı olarak da okunmalı. Çünkü mesele yalnızca bir bina değil; Kuşadası’nın geleceğidir.
















































