Bu makaleyi dinlemek için tıklayınız.

SİYASETTE YENİLGİNİN SAHİPSİZLİĞİ

HÜSEYİN ASAR
Yerel seçimlerin üzerinden yaklaşık iki ay geçti. O günden bu güne sonuçlar hakkındaki farklı yorumlar devam ediyor.
Kurulduğu günden bu yana ilk defa ikinci parti konumuna düşen Ak Parti’de yaşanılan oy kaybının sorumlusu olarak çok farklı yerler işaret ediliyor. Özellikle parti içinde sorumluluklarını yerine tam getirmeyen siyasilerin, sorumlulukları kendilerine göre az olanları günah keçisi olarak göstermeleri, onlara karşı söylemlerde bulunmalarına şahit oluyoruz. Özellikle Aydın ve bir çok ilde benzer söylemler oldukça fazla.


CHP, seçimin galibi olarak mutluluk içinde günlerini geçiriyor. Ancak, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum, emeklilerin giderek kötüleşen hayat standardı, eğitim, sağlık ve hukuk alanındaki olumsuz gelişmeler göz önüne alındığında işin rengi değişiyor. Aslında bu ortamda CHP’nin %40 barajını rahatlıkla geçmesi gerekiyordu. Burada yapılan eleştiriler uygulanan antidemokratik uygulamalara yönelik olması gerekirken, kaybedilen yerlerde günah keçilerinin üzerine gidiliyor.
Seçimde önce Millet İttifakı içinde yer alan, ancak seçimlere tek başına girme kararı alan partilerin seçimi kesin olarak kaybetmeleri tarihi bir ders oldu. İçinde bulunduğumuz şartlarda bu kadar düşük oy almaları, bu partilerin kendilerine gelmeleri için bir uyarı niteliğinde oldu.
Hangi parti olursa olsun, siyasetin ihtiyacı olan şey, suçu başkasında arayan değil özeleştiri yapabilen kişilerdir. Parti ayırımı yapmaksızın bu düşünceye sahip olanların siyasete katılımının desteklenmesini gerekiyor. Yoksa, başta Aydın olmak üzere, kasaba siyaseti yapan siyasiler nedeniyle bir arpa boyu yol alamayız. Parti içi demokrasinin işlemesi, biat kültürünün ortadan kalkması, yerelde siyasi tahakküm kurmak isteyenlere engel olunması, ön seçimin tüm partilerde zorunlu olması, siyasi görevlerde liyakat sahibi olanların öncelikli olması gerekiyor. Yoksa hep aynı nakarat olur gider.
“Unutmayın, hayatta gölge geçer, ışık kalır.” (Montaigne)